Hz. MEVLÂNA'nın DİLİNDEN DUA

Yâ Rabbî!
 Bizim hâlimize bakarak muâmele etme. Kendi ikrâm ve ihsânına göre bize muâmele eyle.
Yâ Rabbî!
 Kerem ve lütfunla hidâyet ettiğin kalbi tekrar dalâlete, sapıklığa meylettirme. Belâları bizden sarf eyle, çevir ve değiştir. Ey affı çok olan, günahları örten Rabbim!
 O günahlar dolayısı ile bizden intikam alma. Bize azâb etme.
Yâ Rabbî!
 Biz nefis ile şeytana köpek gibi tâbi olduksa da sen, azab arslanını bize saldırtma.
Ey Hayy, ebedî diri olan Rabbim!

“Huvallâhullezi lâ ilahe illa hu”

“Huvallâhullezi lâ ilahe illa hu” diyor, Huve; O ki, Huvallah;O Allâh ki, işte oradaki Hû; Hüviyyet-i Mutlakâ. A’maiyetinden Ahadiyetine açıldığı zaman, tenezzül ettiği zaman, iki hal orada çıkıyor ki, iki ilk hal, yani o iki hal olmasa diğerleri hiç olmaz zaten. İşte Abdülkerim Ciyli İnsan-ı Kâmil’in bir bölümünde öyle diyor ona, İnniyyeti ve Hüvviyyeti meydana çıktı, ama ne olduğu belli değil daha henüz. İnniyyeti nedir Hüvviyyeti nedir, neyin kaynağıdır belli değil.

HAYRİHİ VE ŞERRİHİ minallahi tealâ

Hayatı nefsimize göre değerlendirdiğimizde, kısa süreli zaman görüşü içerisinde baktığımızda“kahır” diye gördüğümüz oluşumların, daha geniş zamanda bakıldığında ne kadar da lutuf olduğunu anlamış oluruz. Amentü’nün şartlarından olan "HAYRİHİ VE ŞERRİHİ minallahi tealâ" anlayışı, kısa süreli bakış içindir. Geniş mânâda bakış ise"HAYRİHİ ve HAYRİHİ minellahi tealâ" dır, Yani "Hayır ve hayır Allah'tandır" hükmünü Evliyaullah bildirmişlerdir. Hakikat mertebesinde zaten Hakk’a şer isnadı yapılamaz.

Terzi Baba (k.s.)

İkindi namazı sırasında çok istiğfar çekilmesinde fayda vardırr

Daha evvelinde sâdece a’yân-ı sâbitesi vardı, kazâsı vardı kapalı hüküm olarak, ama çocuk bulûğa erince kader tarafı gün gün onun üzerinde faaliyete geçiyor, ve o kişi o günden sonra mükellef olmaktadır, ya’nî yaptığından sorumlu olmaktadır. Bu arada yaşadığı süre içerisinde başına gelen hâdiseler kazâyı mutlaktan ise onun bir sorumluluğu yoktur, o kısım normal kaydında yürümektedir, ancak kazâyı muâllâk tarafında kişi istenmeyen birşey yaptı ise, melâikeyi kirâm onu yazıyor ve yazıldığında da bu kazâyı mutlaka girmektedir.

Vesvese, sıkıntıda bu ayeti okumalı

Terzibaba Necdet Ardıç Uşşaki (k.s)
 Yasin 36/9 Vesvese, sıkıntıda bu ayeti okumalı
 وَجَعَلْنَا مِن بَيْنِ أَيْدِيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَأَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لاَ يُبْصِرُونَ
 Ve cealnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim sedden fe agşeynâhum fe hum lâ yubsırûn.

Âyet’el Kürsî- Onun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır

"vesia kürsiyyühüs semavati vel ard" Âyet’el Kürsî- Onun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır): Hakkla aramıza perde koymuşuz. Şeytan ve iblise en büyük tedbir, Hakkın her tarafı doldurduğu, onların gelecek girecek yeri olmadığını bilmektir. Bizim boş bıraktığımız sahaları temizlememiz gerekir ki “Hak geldi, bâtıl gitti” olsun. Bizim hayâlî boşalttığımız (vehim olarak boş zannettiğimiz, çünkü boşluk yoktur) yerlere Hak gelsin ki musallat olmasınlar.

 Terzibaba Necdet Ardıç Uşşaki (k.s)

Sabah akşam Rablerine, O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol

Kehf (18/28) Vasbir nefseke mealleziyne yed'une Rabbehüm bil ğadati vel aşiyyi yüriydune vecheHU ve la ta'dü aynake anhüm türiydü ziynetel hayatid dünya ve la tutı' men ağfelna kalbehu an zikrina vettebea hevahu ve kâne emruhu furuta; (Sabah akşam Rablerine, O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zînetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme.)
 

Abone ol Dua