Halvet'ten Notlar

Bir müddettir halvet’e girmeyi düşünüyordum gerekli mânevi izni gönlümden aldıktan sonra 22.06.1985 Cumartesi gecesinden başla-mak üzere 30.06.1985 Pazar’a kadar olan süreyi bu işe tahsis ettim ve sene tatili süresini ona göre ayarladım.

 

O gün gelmeden kendimi bu duruma  alıştırmak için hazırlan­maya başladım.

 

“Murakâbe”

Bir ses ALLAH, “her şey necdetle konuşur artık dedi,” diyor.

İnsân

İnsânlar ve şuurlu varlıklar ALLAH ve âlemin varlığı hakkında ne dü-şünürlerse, ne tür yargıya varırlarsa varsınlar, bu düşünceleri onda hiç bir değişiklik meydana getirmez. O düşünceler mahallin idra­kidir onları bağlar ve sınırlandırır.

 

Biz burada konumuz “İnsân” olduğu için onu ele alalım.

İnsâna dendi ki,

- sen sadece şu bedenden ibaret değilsin, aslını ara...

- şöyle şöyle yolları vardır...

- âlem halk edilmiştir, varlıklar hayâlden ibarettir...

Keramet

Keramet, yolda bulunan salikten zuhur eden fevkalâde ve olağan- üstü hâller diye tanımlanır. Ehl-i sünnet itikadınca Evliyaullahın kerame-ti “hak” kabul edilmiştir. 

 

Sofiler kerameti 2’ye ayırmışlardır.

(Sofi : Ashabı suffaya mensub olanlara benzeyen kimse demektir.)

 

a)Kerameti Kevniyye

b)Kerameti İlmiyye

 

YAŞA DA GÖR!

15 Mart 2003 tarihinde, İzmir’e ziyarete gelen dostlarımızla beraber, bir dost ziyaretine gittik. Yeterince vaktimiz olmadığından, ziyaret etti-ğimiz Nihat Baba’nın evinde fazla kalamadık.  Bu nedenle Necdet Ardıç Efendi bana;

Necat nedir?

Bu kitabı derleyip düzenlerken, epey zamandır düşündüğüm bir hu-susu Terzi Babama sormayı düşünmüştüm, o da şuydu: 

 

Kendisinin vasfı “necat”tır, Nuh (a.s.) ın da vasfı “necat”tır.

Acaba bu “necat”lar arasında ne fark var idi?  

 

Bir müsait zamanda sorduğum bu soruma verdiği cevabı şöyle olmuştur:

 

İnsân-ı Kâmil

Çocukluk çağlarımın bittiği dönemlerden itibaren din okullarından eğitim alıp bunu kendime bir yaşam tarzı ve meslek edinmiştim.  Ancak akıl, şer-i hükümler, duygular dinin dış unsuru olarak kalıyor ve taklidi bir yaşam tarzının içerisinde dolaşıp duruyordum. Aradığım, istediğim “dinin özüne” doğru yolculuk yapabilmekti. Bu çabalarım ta ki  meş-hur yahudi alîmlerinden Abdullah bin Selâm’ın Medineye gelip Hz.

Abone ol Terzi Baba Grubu