Hacc ve Umre Hakikatleri

Hz. Lübâbe’nin Tevbe sütunu

“Mescid-i Nebevî” ve hakikati
“Mescidi Nebevi”nin diğer bazı özellikleri
Ebû Lübâbe, Medîne’li ensarın ileri gelenlerinden idi. Birçok savaşa katıldığı gibi “Uhud Savaşı”na da katıldı. “Beni Kuzayr”a muhasarasında onun müttefiki ve komşuları olan yahudiler Ebû Lübâbe’nin yanlarına gönderilmesini istediler ve kendisini bir kurtarıcı gibi karşıladılar.

Hz. Aişe sütûnu

“Mescid-i Nebevî” ve hakikati
“Mescidi Nebevi”nin diğer bazı özellikleri
       2. Hz. Aişe sütûnu
Aişe (iaşe) sütûnu, zâhir ve bâtın her türlü rızkın mahalli, üretim sahası. Kendisinin islâmî ilimlerin eğitiminde büyük gayreti olmuştur. Ayrıca o makamda hanımların da yeri olduğunu belirtir.  Nefs-i küllün dahi orada tecellisi vardır.

Ağlayan Hurma kütüğü

“Mescid-i Nebevî” ve hakikati
“Mescidi Nebevi”nin diğer bazı özellikleri
 1. Ağlayan Hurma kütüğü
Mescid’de önceleri minber yoktu, Efendimiz bir hurma kütüğüne yaslanarak cema’ate hitap ederdi.  Daha sonra üç (3) basamaklı bir minber yapıldı ve peygamberimiz hutbelerini bu minberde iradetti.
Minberin üç (3) basamaklı olması “ilmel yakiyn”, “aynel yakiyn”, “hakkel yakiyn” ilimlerinin menbaı ve zuhur yeri olmasındandır.

“Mescidi Nebevi”nin diğer bazı özellikleri

Orta yerinde göğe açılan 2 hava boşluğu vardır altışar adet açılır kapanır şemsiyeler ile gölge temin edilmektedir.  Çok muazzam ses ve soğutma sistemi vardır. Dünyada Ka’be’den sonra bu büyüklük ve yükseklikte bir eşi daha yapılabilecek bir mekan tasavvur etmek mümkün değildir.     
Biz yine kısaca özelliklerine temas etmeye çalışalım.
“Mescidi Nebevi”nin sayı değeri 13 tür. Bilindiği gibi Hz. Rasulüllah (sav.)’ın doğum tarihi 571 toplandığında  (5+7+1) = 13 tür.
Hakka yürüme tarihi 634 yine toplandığında (6+3+4) = 13 tür.

“Mescidi Nebevi”de bulunan bazı mevkiler

1.       Ağlayan hurma kütüğü.
2.       Aişe sütunu.
3.       Hz. Lübabe’nin tevbe sütunu.
4.       Efendimiz (sav.)’in itikafta iken yanına yataklarını koydukları “serir/yatak” sütunu.
5.       Efendimiz (sav.)’in korumalığını (muharese) yapan (muharras) sahabelerin beklediği sütun.
6.       Efendimiz (sav.) yanında heyetleri kabul ettiği “vüfud/elçi” sütunu.
7.       Efendimiz (sav.)’in teheccüd namazlarını kıldığı “teheccüd/gece namazı” sütunu.
8.       Halen imamın namaz kıldırdığı mihrab.

“Mescid-i Nebevî” ve hakikati

Medîneye girme zamanı gelmiştir. Kafile Rebi’ül evvelin 12. Cuma günü Medîne şehrine doğru yola çıkar ve Medîne’ye girilir. Böylece “Medeni” hayata geçiş başlamış olmaktadır.

CUMA Mescidi ve Hakikati

“Küba”da bir müddet kaldıktan sonra yola çıkan Rasulullah az ileride bir yerde “Cum’a Namazı”nın farz olması ile orada da bir mescid yaparak ilk cum’ayı da orada kıldırmıştır.
Bu oluşum ile de “fark’ta cem’i” (çoklukta tekliği) yaşama hakikati faaliyete geçirilmiştir.
Bilindiği gibi Mekke devri “ilimlendirme/eğitim” Medine devri ise, hem “tatbikat” ve yine hem de “ilimlendirme/eğitim” hakikatini belirtmektedir.  Farzlar daha ziyade bu sürelerde gelmişlerdir.
Bugün yaptığımız yanlışlık, ilim vermeden amel tavsiyesinde bulunmamızdır.

Küba Mescidi ve Hakikati

Vakti gelince Sevr’den çıkıldı, hicret devam ediyordu, nihayet gelmekte olan yolcular Medine’nin dış taraflarında bulunan “Küba” köyünden görüldüler ve herkes “talaal bedrü aleyna…..” diyerek , karşılandılar. 
Acaba onlara hakikaten gelenin “bedri münir” (nurlu kamer) ilahiyat güneşinin yansıtıcısı olduğunu kim bildirmişti?….
İşte sen hicret yolunda medeni olmaya doğru gidersen o nurlu gönül nağmelerini duymaya başlarsın.

Sevr Mağarası Hakikati

“GÂR-I SEVR”
 
Hz. Muhammed (sav) Efendimiz  ile Ebû Bekir Sıddık (r.a) Hazretlerinin girdikleri o mağara gizlenebilecek gönül mağarasıdır ve orada korkulmaz.  Cenab-ı Hakk, onlara Kur’ân-ı Kerîm (Tevbe 9/40) âyet-i kerîmesinde,
lâ tahzen innallâhe meanâ
“Mahzûn olma! Muhakkak ki Allah bizimle berâberdir” diyordu.”

Hicret’in hakikati

“Kelime-i Tevhid”in mutlak kemalde son zuhûr mahalli olan “Muhammediyyet” Hakikati Muhammedi mertebelerini ne kadar iyi tanır ve idrak edebilirsek, kendimizi de o derece koruyup idrak etmemiz mümkün olacaktır.
Bu yaşam ise, Medîne’de meydana gelen, zuhura çıkan yaşamdır. Bunları tanımak seyri süluk yolunda bizlere çok şeyler kazandıracaktır.
“Lâ ilâhe illâ allahü” Mekke-i Mükerreme’de “uluhiyyet”in zuhuru;
 “Muhammedin resul allahü” Medine-i Münevvere’de “Risalet-i Muhammedi”nin zuhurudur.

Hacc ve Umre Hakikatleri beslemesine abone olun.