Skip to Content

Mucize Ve Keramet ; Ölçüyü Aşan Olaylar mı?..

Mucize Ve Keramet ; Ölçüyü Aşan Olaylar mı?..

HAFTA SONU ÖDEVİNİ TEFEKKÜR EDENLER

YAREN

1- Herşeyin belli bir ölçü ile yaratıldığıve harika bir işleyişin yürüdüğü Allah sisteminde MUCİZE VE KERAMETLER ; ölçüyü aşan olaylar mı?..
Kendimi ve tüm bu gördüklerimi ayrı ayrı yaratılmışlar olarak düşünürsem tabi ki kendine cüzi bir pay ve Allah'a da küllü bir pay bırakmam gerekecektir. Cüzi bir akıl ,külli bir aklın ortaya koyduklarına hayran olmasında ne yapsın. İnsanın ortaya çıkmasından daha büyük mucize yoktur ama bunu o kadar çok görüyoruz ki bu bizim için sıradan bir olay haline geldi.Daha sıklıkla göremediğimiz ya da henüz ilmi bizce malum olmayan şeylere mucize ve keramet demişiz. Keramet gösterip insanları kendi dinine çağıran insanlara dikkat etmek gerekir. Asıl keramet sahibi ,kişinin özüne olan yolculuğunu tetikleyendir.
Keramet sistem içi dendiğinde, aklı kül çercevesinde; sistem dışı dendiğinde ise ,kendi aklından bihaber olanın ,küli aklı anlayamamasından ileri gelir diye düşünüyorum.

2- "DünyaNIZdan bana üç şey sevdirildi: Kadın , Güzel koku ve gözümün nuru namaz" Hadis...

Özür dileyerek bu konu içinde biraz zaman istiyorum.

TUBA AYDIN

1-) Allah sisteminde ölçüyü aşan bişey yoktur.Mucize dediğimiz olayda sisteme dahildir.
Her şeyin bir nizamı var, sistem içinde sistemler ölçü içinde ölçüler var. Mucize: Aklı aciz bırakan şey demek,insan aklı aciz kalabilir, çünkü insan aklı da belli bir ölçüdedir rızkı kadardır, Allahın bahşetmiş olduğu lütuf kadar , terkibi kadar akla sahiptir, Yüzeysel bir akıldır bu. Biz aklımızın ermediği olağanüstü gelişen bir olayı mucize olarak
değerlendiriyoruz, ama halbuki o da sistemin içerisinde, Allahın düzeni içerisinde gerçekleşen bir olay, yani sisteme dahil bir olaydır. İnsan aklının olağanüstü olayları kavrayamaması, aciz kalması, Allahın sisteminde/düzeninde MUTLAK AKILI aciz bırakmaz!! MUTLAK AKLIN dışında gerçekleşen bir olay, sistem dışı bir olay asla olamaz.!!

Aslında insan tefekküre daldığı zaman o kadar çok mucize ile karşılaşıyorki insan aklının kavrayamayacağı!! Bana göre bir tohumun topraktan çıkıp büyüyüp ağaç olup meyve vermesi bile mucizedir. Aslında bu bu evren bu sistem tamamıyla mucizedir düşününce. Bilim adamları bile aciz kalıyor bilimi açıklamada bir yere kadar gelip duruyorlar, o zaman bu sistem tamamıyla mucizedir İNSANA GÖRE!

Keramette mucize gibi sistemin içinde olan sisteme dahil olan olaylardır.

Mesela tayyimekan olayı, su üstünde yürüme, ateşin yakmaması bunlar iman yoluyla oluşan kerametlerdir.

Allahın ihsan ettiği bir ilimdir bu ilim Allahın veli kullarına lütfudur, çok az rastlanan bir lütuf herkese nasip olmaz bu ilim.

Keramet akılla oluşan bişey değildir, düşününce maddenin yapısına ters düşüyor, imkansız geliyor insan aklı almıyor. Ama Allahın insana ihsanı lütfudur diyor! Allahın ihsan ettiği iman nuru ile ulaşılan bir haldir. Bu nedenle bizler abartıyoruz.

2-) Veli İnsanın kendini rabbini bildikten sonraki yaşamış olduğu manevi dünya ile maddeden ibaret olan dünya farklı dünyalardır.

Maneviyat dünyasının değerleri ile şu yaşadığımız madde dünyanın değerleri farklıdır.

Kadın, güzel koku sadece bedensel haz veya namaz da bedensel bir çalışma değildir. Bunlar ilahi tekliğe ulaştırma yollarıdır.

NAZAN ÖZTÜRK

Bir kozmosa ait kanunların diğer bir kozmosta tezahürü mucize dediğimiz şeyi oluşturur. M UCİZE KANUNLARIN ÇİĞNENMESİ OLMADIĞI gibi ,kanun dışı bir fenomende değildir.O, DİĞER BİR KOZMOSUN KANUNLARINA GÖRE CEREYAN EDEN bir fenomendir.Bu kanunlar ,bizce anlaşılamadığından ve bilinmediğinden MUCİZEDİR.

İzafiyet kanunu da ancak kozmoslar fikriyle anlaşılabilir.
Bütün kosmoslar aynı kuvvetlerin ve aynı kanunların aksiyonundan doğar. Kanunlar her yerde aynıdır. Fakat evrenin farklı seviyelerinde farklı bir biçimde kendilerini ortaya koyarlar .

Kosmosların birbirleriyle olan ilişkilerinin manasını anlamak için sıfırın sonsuz ile olan ilişkisinin ne anlama geldiğini anlamak gereklidir.

İnsanın şuuru genişledikçe kosmoslar ile ilişkisi derinleşir. Mutat halindeyken insan bir kosmosta kendisinin şuurundadır. Şuurunun genişlemesiyle iki başka kosmosun faliyet alanına ve hayatına onu aynı zamanda götürür.Ö RNEĞİN ; gezegenlerin hayatını hissetmeye başlarsa veya şuuru gezegensel alem seviyesine çıkarsa, ,aynı zamanda atomların hayatını da hissetmeye başlar veya şuuru , atomların seviyesine geçer.

Yukarıdaki fikirler P.D Ouspensky e ait.Zamanla daha iyi anlaşılacak bir filozof bence. Ben şöyle anlıyorum, veli kullar hakiki imanı elde ettikleri için kainata meydan okuyabiliyorlar. Yani uyandıkları için işleyişin farkındalar.Hz Ali nin gaybı müşahade etmeside böyle bir şey bence.

Birgün ilmel yakin den hakkal yakine belki aynen yakine ulaşırsak belki daha iyi anlarız.Şimdilik bize işin hikaye kısmı ile idare etmek kalıyo diye düşünüyorum. Umarım bigün daha iyi anlarım.Korkmaz ve kendime izin verirsem tabi….

NESRİN IŞIK

Mucize ve kerametler de Allah’ın sisteminin,(ölçüsünün) içinde bence…Bu bir ifade ediş veya anlatış şekli.Başka nasıl yaşanan bazı şeylerin her zaman yaşanabileceklerden farklı olacağı anlatılabilirdi ki?Belki de akıl üstü olan şey bir başka boyutsal olaydır.Yani kimbilir belki akılla değildir ulaşılmak istenen, şu an benim bilemediğim bir fark ediş bir temas ruhen yaşanan bir şey olabilir belki.

DünyaMIZa gelince.Bence de bu bize göre bir dünya yani bizim kendi ölçümüzde algılayabildiğimiz bize ait bir dünya.Resullullah tabi ki tüm bunların ötesinde bir algı ve boyutta idi ruhen ve onun bize fark ettirmek için özellikle böyle bir ifade kullandığını düşünüyorum.Elbette kendi farklılığını anlatmak için değil bizim şartlanmalar içinde bu kadar sandığımız dünyaMIZın bu kadarla sınırlı olmadığını anlatmak için.(Hatta şuda geliyor aklıma dünya belkide bize göre var yani bizim içinde bulunduğumuz boyuta göre var.)

İtiraf etmeliyim ki bende hep “kadın ve güzel koku” ya takılmışımdır.Şimdilik bu kadar...

Mehmet Doğramacı
milenyumdervisi@hotmail.com