Yûsufiyyet mertebesi

 Muhterem okuyucularım ve Hakk taliplisi kardeşlerim, şimdi hep birlikte ufkumuzu geniş tutarak yeni bir tefekkür yolculuğunda seyre çıkmaya gayret edelim.

       Bu yolculuğumuzun iskelesi Yûsufiyyet, vasıtası beden gemimiz, yolu “İsr” iyyet, kaptanı da Hakikat-i Muhammediyye’ye uyum sağlamaya çalışan “aklımız”dır. Oradan aldığımız yol haritası ile inşallah diğer (mertebe) limanlara da uğrayarak emniyyetli bir yolculuk ile hedefimize ulaşmaya çalışacağız.

       Bu oluşum yeni bir bilinçlenme ve şuurlanmadır.

Bu bilinç ve şuur ile hayata ve kendimize şartlanılmış, dar kalıplar içerisinde bakmaktan kurtulup çok geniş bir sahada mes’elelere eğilerek o yönde yaşamaya gayret etmemiz olacaktır.

       Cenâb-ı Hakk gerçekten çok ihtiyacımız olan, gerçek gayreti, ufuk genişliğini, gönül muhabbetini, akıl kabiliyetlerini her birerlerimize vermiş olsun.

       Âlemde (merâtib-i İlâhi) “İlâhi mertebeler” vardır. Her mevzu, her mertebede değişik özellikler ifade etmektedirler. Hâl böyle olunca Yûsufiyyet mertebesinin dahi “şeriat, tarikat, hakikat ve marifet” mertebelerin den izahları vardır ve hepsi de kendi düzeylerinde geçerlidir. Biz de yeri geldikçe bütün bu mertebelerin ışığında mevzularımızın izahına çalışacağız.

       Yûsufiyyet mertebesi, Hazret-i Ahadiyyet’in “yeryüzü” Hazret-i Şehadet’te nokta zuhuru “Hazret-i Yûsuf” ismiyle Yûsufiyyet mertebesinden görünmeye başlamasıdır, diyebilirz.