On dokuz

 

“Kelime-i Tevhid”in yukarıda bahsedildiği gibi “lâ ilâhe” bölümü nehy/nehiy yani kaldırmak; “illâ allah” bölümü ise, ispatlamaktır. Ancak bu anlayış tarikat mertebesi itibariyledir.

 

Böylece  “lâ ilâhe illâ allah” diyerek gerçekten “Kelime-i Tevhid”i zikir ve telaffuz eden “İnsanı Kamil” ile sayı on dokuza (19) a yükselir, ki işte dillerde dolaşan fakat ne olduğu bir türlü anlatılmayan 19 sayısının özelliği budur.  Bu vasfı taşıyanlar Hakk’ın gerçek halifeleridir.

 

Doğuda, batıda bütün alemde “Kelime-i Tevhid”i zikir eden zakirler, fikr eden fakirler, muhabbet ehli aşıklar ve diğerleri, hep birilikte bir “İnsanı Kamil”in yetişmesi için gayret göstermektedirler.

 

Ayrıca ondokuz (19)u kendi içinde toplarsak 1+9=10 eder, sıfırı az yana alırsak, elde bir kalır ki, bu da alemlerde var olanın sadece “mertebe-i Ahadiyyet” olduğunu, sıfırların da onun tecellilerinden başka bir şeyler olmadığını anlamış oluruz.

 

Böylece “Kelime-i Tevhid” onsekizbin (18.000) alemi de bünyesinde toplamış, ismi ise, “Alem-i Tevhid” olmuş olur.

 

 

 

24-09-2001

Mekke-i Mükerreme

Ka’be-i Muazzama