Seyyid İbrahim Burhaneddin Düsuki hazretlerinin, hasta kalblere şifa olan pek kiymetli sözleri vardır. Bunlardan baızı1arı şunlardır.
"Ey gözümün nuru evladım. Önce içindeki nefs denilen ejderi öldür! Yüzünü toprağa sür! Hata ve isyanın kabul ve itiraf et ve işlediğin hata dolu ibadetlerinin yüzüne çarpılmasından kork!"
"Allahü teala, kullarının kalbine nazar eder. O halde ey insanlar Kalblerinizi temiz ve pak tutunuz! Onu cilalandırınız!
Güzel ve parlak ediniz! Orada yalnız ihlas ve doğruluk bulunsun!" Talebesi olmak isteyen birine; "Ey oğlum, tövbe etmek istersen, bu hussuta laubali olma. Tövbeyi oyuncak sanmak, yalnız dil ile "Tövbe ettim ya Rabbi" demek yetmez (yani hem dil iletövbe etmeli, hem de haramları ve yasak olan şeyleri yapmamalıdır.) Tövbe nasıl olur bilir misin? Kulun, kalbini Allah'dan başka birşey ile meşgul etmemeğe, tövbe etmesi ile olur. Bu hasıl olursa, tövbe makbuldür."
"Hak teala ve tekaddes hazretlerinin 'izzet ve celali için yemin ederim ki, Kuran-i azimüşandan her harfin kendisine has manaları vardır. Onun bu manalarını ins ve cin tefsir etmekten acizdir. Yaratılmışların hepsi bir araya gelseler, yalnız"Be" harfinin manasını çözmeye güçleri yetmez."
Bir gün talebelerine: ''Hak teala neyi emir buyurmuşsa onu işlemenizi neden nehy etmişse ondan kaçınmanızı istiyorumbuyurdu:
"Müslüman, dilini İslamiyetin men ettiği şeylerle kirletmemelidir."
"Seven sevilir, hor gören hor görülür."
"Allahü tealaya itaat edene, insanlar itaat eder."
"Giybet; yalancıların meyvesi, fasıkların ziyareti, kadınlar sakızıdır."
"Cenab-ı Hak şu kimseleri sever: İffetli ve kalbi temiz olanı elini fenalıktan men edeni dilini giybetten ve lüzumsuz sözden koruyanı, edeb yerine sahip olanı, iyilik, ikram ve ihsana kosanı, daima Allahü tealayı hatırlayanı, affetmeyi seveni."
"Kisinin Rabbine kavuşması için O'nun uğrunda vücudundaki yağların eriyip, ciğerlerinin parçalanması gerekir. Kalbin, fani arzulara karşı meyletmemesi lazımdır. Ancak bu şekilde olduktan sonra aradan perdeler kalkar. Perde kalkınca da ilahi hitab duyulur ve Levh-i mahfuzdaki işaretler okunur. Pek gizli manalar bile kendiliğinden çözülür."
"Ey talebelerim! Bizim yolumuzun esası, zaruri olan ile yetinmektir. Sonsuz saadeti arzu ediyorsaniz, Allahü temaladan başkasına muhtaç olmamayı beğeniniz.
Bu yola girenin gıdasi kanaat olmali, ihlas ile gözyaşı akmalıdır. Kalbe, mahlukata karşı acıma duygusu gelinceye kadar oruç tutmalıdır. İşte o zaman insan, kalb huzuru ile ibadetlerini yapar. Kur'an-i Kerimin hakikatlerini anlayıp, ondan istifade edebilir."
"Tasavvuf yoluna girmiş olan talebelerin sermayesi muhabbet ve teslimiyettir. Muhalefeti bırakmalı, hocasının bütün emirlerini, onun arzu ettiği şekilde yapmalıdır."
''Talebe, hocasından müsaade almadan konuşmamalıdır. Eğer hocası orada hazır değilse, manevi olarak ondan izin istemelidir. Zira her bakımdan rehberi olan hocası, ta1ebesinin bu gibi şeylere riayet ettiğini gördüğünde onu çok sever, kısa zamanda hedefe ulastırır. "Birkimse dinimizin emir ve yasaklarına uymaz ise, benim öz oğlum dahi olsa, onu evladlığıma kabul etmem. Her kim dinin emir ve yasaklarına uyar, ilmiyle amel ederse, en uzak memleketten bile olsa o benim evladımdır."
"Hiçbir kimse, bütün insanları sevip onlara şefkat göstermedikçe ve ayıpları olusursa onları örtmedikçe, kemale eremez, olgun bir insan olamaz."
"Allahü tealaya muhabbet et ve muhabbedte 'vesile ol ki, yerdekiler ve göktekiler de sana muhabbet etsin.' Allahü tealaya itaat et ki, insanlar ve cinler de sana itaat etsin. Cenab-ı Hakka muhabet ve itaat edene, Allahü teala ikramlarda, ihsanlarda bulunur. Denizler onun için donup, sular ona yol alur. Hava emrine amade olur."
- Bir talebesine nasihatinde buyurdu ki: "Uygun olmayan yerlere gitmekten çok sakın,oralara girip çıkanlara da dikkat et. Müslüman kardeşinden yersiz birşey görürsen, ona iyi muamele etmeye gayret et, iyi geçin. Onun durumuna düşmekten pek sakin. Senin en iyi,en yakın dostun; özü, sözü doğru olandır. O böyle kaldığı müddetçe, onu koru."
Yine talebelerine şöyle buyurdu: "Ey evlatlarım ömrünüz her geçen gün azalmakta, eceliniz yaklaşmaktadır. Bir gün bu üzerinde yasadığınız dünya dürülecek, kiyamet kopacaktır. Hergün amel defterinizi hayırlı işlerle doldurmaya bakınız. Böyle yapan1ara müjdeler olsun. Amel defterlerini yasaklardan kaçmayarak günahlarla dolduranlara da yazıklar olsun. Vakitlerinizi israf etmeyiniz. Zamanlannizi bosa geçirmeyip değerlendiriniz.Yoksa pişman olursunuz. Duanızın kabül olmasını istiyorsaniz, helalinden Yiyiniz ve müslüman kardeşleriniz hakkında yersiz, söz etekten dilinizi tutunuz."