RESULU EKREM (S.A.V)' IN ABDÜLKADİR GEYLANİ'YE HİTABİ

Rivayet olunur ki; Hicri 521 senesinin Şevval ayının 10. cu günü sabaha karşı yakaza halinde iken Hz. Fahri Kainat efendimizin ruhaniyeti zuhur edip:
Ya Abdülkadir, Niçin süküt ediyorsun? diye sordu.
Cenab-ı Gavsül Azam cevap verdi:
- Ya Resülallah ben bir acemiyim. Nasil olur da Bağdad alimlerine karşı söz dinlerim.
Hazret-i Fahr-i alem:
- Aç ağzını!..
Buyurdu. Hazret-i Pir ağzını açdığında mübarek tükrüklerini yedi kere bırakıp:
- Ahaliye hikmet ve doğrulukla vaaz et buyurdu.
Hazret-i Şeyh Abdülkadir sabah namazını kılıp kürsüye çıktığında bütün cemaat etrafına toplandı. Hazret-i Abdülkadir bu kalabalığı ve üzerine dikilen bakışları görünce birden şasırdı.
Nutku tutulup tek kelime söyleyemez oldu. Hemen o anda başucunda Şah-i velayet Hazret-i Ali (KV.) peydah olup dedi ki:
- Ya Abdülkadir niçin konuşmuyorsun?
Gavsul Azam Seyyid Abdülkadir dedi ki:
- Halkın çokluğu bana şaşkınlık veriyor.
Hazret-i Ali (K.V.) :
- Aç ağzını, dedi.
Seyyid Abdülkadir ağzını açtığında beş kere de o tükrüğünü ağzına bıraktı. O zaman Hazret-i Şeyh Abdülkadir'in hitabı açıldı ve öyle bir vaaz verdi ki o güne kadar Bağdat şehri o misili bir vaaz görmemişti. Hele vaazında:
- Geçmişi bırakalım, bulunduğumuz hale dönelim, diye buyurması üzerine camide cemaat arasında hıçkırıklar ve feryadü figanlar koptu. Çok kimseler cezbeye geldi ve birçok kimseler aşkından raks ve sema ettiler.
Şeyh Seyyid Abdülkadir Geylani Hazretleri 561 Yılına kadar, kırk yıl va'z-u nasihatta bulundu.