BASİRET
- Ana Başlıklar:
Muhammed Hikmet TUZKAYA (k.s.)
Gaflete düşmeden ve hislerine kapılmadan ileriyi ve gerçekleri görme kabiliyeti. Allah'ın nuru ile aydınlanmış kalb gücü. Eşyanın içyüzü ve mahiyeti basiret sayesinde görülebilir.
Akıl ne zaman istikamet (şeriat üzere bulunursa), basiretle kuvvetlendirilir. Sahibine doğru yolu gösterir ve onu sapıklıktan uzaklaştırır.
Basiret, aklın içine aldığı ilimlerin tümünü kuşatır. Akıl bunu ifade etmekten acizdir. Çünkü basiret, denizler tükense de tükenme bilmez, Allah'ın kelamına kadar uzanır.
Kalb, içinde bulunan şeylerin bir kısmını dile getirip diğer kısmını kendisine ayırdığı gibi, akıl da basiretin kendisine verdiği ve gösterdiği şeyleri ifade edebilen bir tercümandır.
Buna göre; şeriatın nuru ile aydınlanmıyan, soyut akla dayanan ve yanlız aklın verilerine göre hareket eden kimse, ancak kainatın zahirini ifade eden içinde yaşadığımız fizik alemi ve varlık alemiyle ilgili ilimlerden nasibini alabilir. Aklı şeriat nuru ile aydınlanan ve basiretletakviye edilen kimse ise, basiret esbabının ve yanlızca soyut akla dayanmayan akıl sahiplerinin keşf haline mahsus olan ve kainatın içyüzünü de ifade eden gayb alemini de kavrayabilir.
''Rabbinden sana indirilennin hak olduğunu bilen kimse, (inkareden) kör kimse gibi olur m? (fakat bunu) ancak akıl sahipleri anlar. (Rad Suresi: 19)
İmam Ali (r.a), insanda bulunması lazım elen hususları şöyle ifade eder: ''İnsanda bulunması lazım gelen başlıca faziletler şunlardır: Akıl, dindalık, ilm, bilgi, ihtisas, ağırbaşlılık, vakar, temkin, cömertlik, faziletli olma, terbiye, nezaket, kanaat, Mevla'ya şükür ve sena ve nefsi emmareye uymaktan sakınma.''
Basiretli adam, Karşısındakininin dostu mu düşmanı mı olduğunu bakışlarından anlar. Zira kişinin gözleri, kalbinin en derin köşelerini feraset ve anlayış sahiplarine aksettiren bir aynadır.
Ebu Said (r.a) anlatıyor:
Resülullah (A.S.M), ''Müminlerin ferasetinden kaçının. çünkü o, Allah Teala' nuruyla bakar'' buyurduktan sonra şu ayeti okudular: Elbette bunda fikir ve ferasetli olanlar için ibretler vardır. (Hicr Suresi: 75 Tirmizi, tefsir, Hicr, 3127)
Buayette geçen ''mütevessimin'' kelimesi ile ilgili olarak alimler değişk görüş belirtmişlerdir. Zeccac, bu kelime için ''Bakış ve incelemelerinde son derece cidi ve sebatlı olanlar eşyanın alametini, vasfını ve özelliğini bilen kimselerdir'' (Tefsir-i Kebir c: 5.)
''(Sadakaları) şu fakirlere mahsustur ki Allah yolun da kapanıp kalmışlardır. Yeryüzünde gezip dolaşamazlar. Bilmeyen, utangaçlıklarından dolayı onları zengin sanır. Onları simalarından tanırsın yüzsüzlük edip insanlardan istemezler. Yaptığınız her hayrı Allah bilir.'' (Bakara Suresi:273)
Hikmet ehlinden biri şöyle demiştir: ''Kim ibret almadan dünyaya bakarsa, bu gafletinin miktarınca kalbinin nuru (basireti) koybolur.''
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 163 okuma
