EDEBİN FAZİLETİ
- Ana Başlıklar:
EDEBİN FAZİLETİ
Muhammed Hikmet TUZKAYA (k.s.)
İslâm dini fazilet ve edeb dinidir. Hidayeti neşreder dalâleti ise izale eder. İslâm dini haiz olduğu nâssa müstenid muazzam kudret ve nüfusuyle insaniyetin mekârim-i ahlâk ile ahlâklan-masını sinelerin ruus ve rezailden asûde ve mâsun kalmasını emir ve talim eder. Nefisleri ahlâk-ı hâmide ile terbiye edip kötülüklerden muhafaza eder.
Allah (c.c.) buyurmuştur:
“Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat Suresi, Âyet 56)
İbn Abbas (r.a.) bu ayete “illa li ya’rifun” marifetime ersinler diye de mana vermiştir.
Muhyiddin Arabî ise, gayemiz kesb-i kemal seyr-i cemaldir. Yani dünyada kemale erip ahirette cemalullahı müşahe etmektir, buyurmuştur.
İns ü cin peygamberi iki cihan güneşi alemlerin seyyidi Peygamber Efendimiz (s.a.v) mekârim-i ahlâkı tamamlamak üzere gönderilmiştir. İslâm dininde namaz, oruç ve cümle ibadetler dini birer vazife olduğu gibi fezaile riayet, insanlara tatlı söz ve güler yüz göstermek de en mühim vazifelerdendir. İslâm dininde insan, hakka ibadet etmekle mükelleftir. İslâm mahluka karşı da bir çok vazifeleri emir ve tavsiye eder.
Allah’a ta’zim, mahlukuna şefkat islâm ahlâkının esasıdır.
İslâm dini Allah’a, peygambere, nefse, ebeveyne, evlad ve iyale ve bütün insanlığa karşı ifası gereken ahlâki vazifeleri öyle beyan etmiştir ki, bunların dışında bir hakikat aramak muhali temenni etmek ve beyhude yorulmaktır.
Nefislerin arınıp temizlenmesi hususunda İslâm dini muhtelif terbiye usul ve yolları tertib eder. Bu usül ve yollardan bazılarıyla nefislerin terakkisi ahlâkın güzelleşmesi ve akılların olgunlaşması temin olunur. İslâmdaki ibadet, sadaka, emanet, ahde vefa, vâdinde durmak, sabır, secaat, hakkı kabul etmek, hilim, tevazu, yardımlaşma gibi faziletler bu cümledendir. Diğer bir terbiye usûlüyle de cemiyetin sıyaneti ve hüsnü nizamı temin olunur. Umûmun menfaatine ait bütün hususları yapmak, ferdin cemiyete karşı yapmak mecburiyetinde olduğu bütün vazifeler bu kısma girer ki ukûbet ve cezalarda bu cümledendir. Felah ancak nefislerin cümle kötülüklerden temizlenmesiyle mümkün olacağından İslâm dini bu hususa fazlasıyla ehemmiyet vermiştir.
Nitekim Kur’an-ı Kerim’de:
“Nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiştir.Onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.” (Şems Sûresi, Âyet 9-10)
İslâm dininin ahlâka ait emir ve talim ettiği vazifelerin hepsine birden Âdab-ı diniyye veya İslâm adabı denir. Diğer dinlerin hiç birinde âdab bahsi böyle müstakil bir bahis ve mevzû olarak ele alınmamışdır.
PeygamberEfendimiz (s. a.v) bir hadis-i şeriflerinde “İmanın kemâli güzel ahlâktır, buyurmuştur. (Hadis Deylemî Müsned)
İnsana lazım olan bir çok edebler vardır ki, bunları şöyle sıralayabiliriz.
Allah’a karşı edeb
Peygambere karşı edeb
İslâmın kutsal saydığı şeylere karşı edeb
Nefsine karşı edeb
Ana-babaya karşı edeb
Akraba ve komşularına karşı edeb
Aile’de edeb
Umuma karşı edeb
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 513 okuma
