Skip to Content

SEYYİD AHMED EL-RUFAİ HAZRETLERİNİN KERAMETLERİ

Seyyid Hasan Nakib-ül mukaddem Aleyhirrahme şöyle anlatıyor:

Bir gün Seyyid Ahmed Rufai Hazretlerinin meclisinde oturuyordum. İçeri bir adam girdi geldi: "Efendim! Abdest almak için su çıkanrken bir aslan gelip bu fakirin öküzünü yedi" dedi.

Seyyid Rufai:

- Bana hemen o aslanı çağrın gelsin, buyurdu.

- Efendim, biz aslanı nasıl çağıralım, vardığımız gibi bizi parçalar yer.

- Korkmayın, ondan size zerre kadar bir zarar gelmez.

Bunun üzerine gidip arslanı çağırdılar. Arslan geidi. Rufai Hazretlerinin önünde yüzünü yere koydu.

Seyyid Rufai ona dedi ki:

- Ey arslan niye böyle küstahlık edip fakirin hizmetinde olan öküzü yedin. Hazret-i Allah'dan korkmadın mı? Arslan lisana gelip fasih bir dil ile:

- Ey efendim! Ceddin Hazret-i Peygamber ruh-u şerifi için gazaba gelip bana beddua etme. Zira yedi gündür bir şey yememiş,açlık canıma tak demişti. (Men kesüret hihnü kesüretül hayrat aleyh) Mazmununca ehlen ve evliya-i izam ve ekremi meşayihi kiram bilmekle affınıza itimad edip çaresiz bu küstahlığı,irtikap ettim, dedi.

Seyyid Rufai arslanın böyle söylemesi üzerine (El özrü makbulün İndallahi ve inde kiraminnasi) fetvasınca özrünü kabul etti ve dedi ki: Suçunu bir şartla affettim. Yediğin öküzün yerine bu fakirin hizmetinde olacaksın.

Arslan Seyyid Rufai'nin bu şartını kabul etti, o kimsenin hizmetinde bulundu.

*** Şenvani: (Muhtasar Ibn-i Ebi Hamza)adlı eserinin haşiyesinde şöyle naklediyor:

- Bir köpek cüzam illetine uğramıştı. Herkes ondan iğreniyordu. Bu sebepden hiçbir kapının eşiğinde barınamamış, her uğradığı yerden kovulmustu. Bitap ve bitkin kalan hayvan kendisini Seyyid Ahmed Rufai Hazretlerinin hanesinin esigine atmış ondan medet ummuştu. Köpeğin bu halini gören Seyyid Rufaionu alıp şehirden dışarı çıkardı. Üzerine gölgelik yaptı. Sonra yedirip içirdi. Daha sonra işi daha ciddiye alarak yara beresine merhem sürerek tedavi etmeye başladı.

Nihayet kırk gün sonra hastalıktan kurtuldu; cüzzamdan eser kalmadı.

Hazret-i Rufai hayvanı sıcak su ile tertemiz yıkayıp şehire getirdi. Kendisine "Neden bu köpeğe acıyıp bu kadar itina gösterdiniz?" diye soronlara cevaben "Evet" dedi. Kıyamet günü cenab-ı Allah'ın bu köpeğe niçin acımadın, onu uğrattığım belaya seni de düşürme ihtimalimi düşünmedin mi? diye muaheze etmesinden korkuyorum. Benden itina göstermekliğimin sebebini soran zavallılar. Sizler de kalbinize dönüp bakınız. Bu hayvancağıza merhamet hissi duyuyor mu? Sonra... Cenab-ı Hakkın sizi de aynı dertle müptela kılmasından korkmuyormusunuz?