Skip to Content

HASAN EL-BASRİ HAZRETLERİNİN HACCA GİDİŞİ

Rivayet olunur ki, Hasan Basri Kuddise Sirrihülali Hazretleri bir cemaatle birlikte Beytullah'ı ziyarete gidiyorlardı. Yolları bir çöle düstü. Yakıcı sıcağın altında yollarına meşakkatle devam edebiliyorlardı. Bir müddet yol aldıktan sonra kavurucu sıcağın altında susuzlukluklarını hissettiler. Yanlarında su yoktu. Etraflarında da sudan eser görünmüyordu. Cemaatin hepsi de su aramağa başladı. Nihayet derin bir kuyuya tesadüf ettiler. Fakat cemaatin ümitleri bir anda zail oldu. Sudan mahrum bir halde kaldılar. Zira kuyudan suyu çıkarmak için ne ip vardı, ne de kova.

O zaman Cenab-ı Şeyh Hasan Basri (K.S.)Hazretleri:

- Bir parça sabır ediniz, ben namaza başlayayım, siz su içiniz! dedi.

O namaza başladıktan sonra Cenab-ı Hakkın kudretinden su kuyunun ağzına kadar yükseldi. Cemaatin cümlesi de mezkur sudan içip susuzluklarını, giderdiler ve hayvanlarına dahi su verdiler .

Fakat içlerinden birisi tamah ederek kırbasını da doldurunca su çekiliverdi. Ve eskisi gibi kuyunun dibine indi.

Hazret-i Şeyh namazını bitirdikten sonra:

- Eğer bu zat kırbasını doldurmamış olsaydı, su alçalmazdı, dedi.

Bir gün Said Bin Cabir'e şöyle nasihat etti: Üç şeyi işleme dedi:

1- Padişahlar arasına girme.

2 -Kadınlarla sohbet etme, (Hatta Rabia Adaviyye dahi olursa ..)

3 - Kulağını çalğılara verme, Velilerden dahi olsan afetden kurtulamazsın! Cenab-ı Seyh Hasan Basri Hazretlerine bir gün "birtakım kimseler gelerek:

- Uyuyan gönlümüzü uyandır dediler.

Şeyh Hazretleri, onlara hitaben: - Uyuyan gönlü uyandırmak kolay bir iştir. Lakin sizin gönlünüz ölmüştür. Zira hiç hareket etmez, dedi.

Onlar:

Öyleyse bizi biraz korkut, dediler..

Şeyh Hazretleri:

- Eğer bu gün korkarsınız yarın ahirette emin olursunuz.

Burada korkmayan o kimsenin haline vah, yazık dedi.

Birgün kendisine:

Bu kadar kimse meclisinde mesele öğrenilir. Sonra sana yine itirazedenler olur, bu nedendir? denilince buyurdu ki:

- Hak Teala kendi ,azametiyle halk dilinden kurtulmadi. Ben zerrelerden zerreyim .

•••

Buyuruyorlar ki:

Bizim ihvanımız bizim aile ve evladımızdan daha yakındır. Gerçekten bir samimiyet ve mutilik üzerine bize yakındır. Zira Hak'ka teveccüh etmiş ve sağlam bağlarla bağlanmışlardır. Hak'ka dost ve aşıklardır. Bizim aile ve evhlatlarımız ise dünya dostlarıdır. Nitekim Cenab-ı Hak bir ayet-i kerimesinde şöyle buyuruyor: İnnema emvaliküm ve evladiküm, fitnetün.

Yani: "Mallarınız ve evtlarınız sizin hasımlarızdır. Birer fitne ve fesat kaynalıdırlar."

***

Günün birinde Basra şehrine tam bir yıl yağmur yağmadı.

Her taraf kuraklık içinde kaldı, kıtlık baş gösterdi. Yağmur duasına çıktılar. Şeyh Hasan Basri Hazretleri minbere çıkıp va'z ve dua etti:

-İsterseniz yağmur yağsın. Hasan'i Basra'dan kovun, dedi.

Camide cemaat arasinda bir feiyad-ü figan koptu, herkes ağlaştı.