KURBAN KESME EDEBÎ
- Ana Başlıklar:
Sâdık Dânâ
Muhterem Üstaz, Mahmud Samî-Kuddise Sırruh- hazretleri, Allah Teâlâ ve tekaddes haz-retlerinin rızası, hastalıkların ve musibetlerin defi, için daima kurban kesmeği ve sadaka vermeği tavsiye ederlerdi.
Kendilerinin de bedelini vererek sık sık kurban kestirmek adetleri idi.
Kesilecek kurbanın erkek, besili, azalarının noksansız olmasına çok dikkat ederlerdi.
Kesimden evvel çukurun itinalı kazılmasını, bıçağın çok keskin olmasını ve hayvanın gözlerinin iyice büyük, temiz bir sargı ile kapatılmasını arzu ederlerdi.
Kesimden evvel kurban mahallinde hazır bulunurlar kurban kesilip derisi yüzülünceye kadar namazda olduğu gibi, kurbanın karşısında ayakta büyük bir ta'zim ile dururlar, huşu' ve hudû' ile beklerler, tamam olunca içeri girip iki rekat namaz kılarlardı.
Hatta bir ilkbahar Nisan ayının ilk günlerinde idi. Bursa'da Uludağ'dan kopup gelen keskin soğuğa rağmen gene aynı adabı tatbik ettiler. Her ne kadar, "Efendim, kurban kesildi, içeri buyurunuz" denildi ise de muvafakat etmediler. "Şu iskemleye otursanız, istirahat etseniz" diye bir iskemle uzatıldı, ona da icabet etmediler ve yarım saat kadar kıyamda kaldılar.
Halbuki böyle bir kurban adabı olduğunu bilen ve tatbîk edebilen pek azdır.
Nitekim, Büyükler:
- İbadet insanı Cennet'e götürür. Ta'zîmli ibadet ise insanı Cenab-ı Hakk'a vasıl eder demişlerdir.
Kaynak: Altınoluk Dergisi Agustos 1987
- seyyahin İslam ve Tasavvuf blogu
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 357 okuma
