Cerrahiyye, Halvetiyye Tarikatının büyük şubelerinden birinin Adıdır. Büyük mürşid Nûreddin-i Cerrahi (K.S.) hazretlerine nisbet edilerek bu isimle anılmıştır. Halvetiye Tarikatı içerisinde kendine has yenilikler meydana getirdiği ve terbiye sistemi oluşturduğu için, kendisinden sonra gelenler, Cerrahi (K.S.) hazretlerini, tarikatının pir-i olarak kabul etmişlerdir.
Nûreddin-i Cerrahi (K.S.) hazretleri İstanbul'da, Cerrahpaşa camii karşısında, Yağcızâde konağı denilen evde, 1672 (Hicrî 1083) senesi Rebî'ulevvel ayının 12'nci günü dünyaya gelmiştir. Babası Mirahor Abdullah Ağa'dır.
Devrinin medrese tahsilini, genç yaşta, üstün bir başarı ile tamamlamış ve o sırada Mısır Mevleviyeti denilen adli bir göreve tayin edildiği tarih arasında 18 sene gibi az bir zaman bulunması, ne derece keskin bir zekâya ve kabiliyyete sahip olduğunu göstermeye yetmektedir.
Kendisini Mısır'a götürecek geminin uygun bir hava beklediği günlerde, "Üsküdar'da büyük devlet memurlarından olan dayısı Hüseyin Efendi'nin konağında misafir bulunuyordu. Bu kısa misafirliği sırasında, Selâmî Dergâhı'na da uğramış, postnişin Ali Alâeddin efendi ile buluşmuş, bu buluşma genç Nûreddinin ruhunda gizli olan tasavvuf zevkini ve bu husustaki kabiliyyetini açığa çıkarmıştır. Bunun üzerine tayin edildiği memuriyyeti bırakıp, Şeyh Ali Alâeddin Efendi (K.S.) Hazretlerine intisab ederek müridi olmuş, üstün kabiliyyet ve tam teslimiyyeti sayesinde kısa zamanda hilâfet alarak, Kavagümrük'teki Kethüda Hatun Camii'nde şeyhinin emriyle tarikatını yaymaya başlamıştır.
Önce Darüs'seâde Ağası Beşir Ağa'nın, daha sonra da Padişah Üçüncü Ahmed'in gördükleri rüya üzerine, halen mevcud olan dergâh inşâ edilmiş, Nûreddin-i Cerrahi (K.S.) hazretleri de hu dergâha şeyh tayin edilmiştir.
Aşk üstadlannın sığınağı olan bu dergâhtan nice ilâhi zevkler alınmış ve nice kimseler gönüllerinde vecd'in uyanışına ve coşkunluğuna ermişlerdir. Bu dergâh, tekkelerin kapatılmasına kadar, aralıksız irşad hizmetine devam etmiş, Cumhuriyet devrinde bir müddet kapalı kalmışsa da, daha sonra Muhterem Hacı Muzaffer Ozak efendi tarafından yeniden ihya edilerek, eski manevi feyzini taliplerine sunmaya başlamış ve bu mübarek hizmet halen devam etmektedir. Aynı zamanda ilmiyeden olan Hacı Muzaffer efendi, büyük pir Nûreddin-i Cerrahi (K.S.) hazretlerinin yolunda gerek Cerrahiye dergâhında, gerekse Türkiye sınırları dışında da bu tarikatın feyzini devam ettirmektedir (Eserin yazıldığı yıl 1984 itibariyle). Büyük bir feragat ve himmet eseri olan gayretlerini Cenabıhak mübarek kılsın ve sâyi meşkûr olsun..
Pir Nüreddin-i Cerrahî (K.S.) hazretleri 9 Zilhicce 1133 (1720) senesinde baka âlemine göçmüştür. Mübarek kabirleri Tevhidhane'nin sağ tarafındadır.
Mısır şeyhlerinden imam Şernûbi «Tabakat'ül Evliya» adlı eserinde pir hazretlerini şu cümlelerle anlatır: «Dünyada iken âhirette olan makamını görmek, vefat ettiği gün cennete gitmek, kabrini ziyaret edenlerin dualarının kabul buyurulacağının kendisine bildirilmesi, onun büyüklüğünü çıtaya koyan kerametlerindendir. Bu üç mühim kerametten ikisi kendisine, biri de insanlığadır.»
Harirî Zade Mehmed Kemaleddin efendi "El Kavlül Mübin Fiahvali Şeyh Nûreddin" adında pir hazretleri ile ilgili müstakil bir eser yazmıştır. Bir çok şiir ve kalem, sahiplerince hakkında hürmetkar bîr dil kullanılan pir hazretleri için, Cebbarzade Arif bey de aşağıdaki kıtayı meydana getirmiştir:
Kızıştır halka-i tevhidi yansın kalbi âteşnâk,
Fitil almaksa maksad, koyma elden öyle mısbahı...
Yanıp sızlarsa sinen Yaradan rahında «Ah» etme.
Sarar hep merhemi lûtfuyla Nûreddin-i Cerrahî..
Bir defasında keramet olarak, padişah sarayında irticalen aşağıdaki şiiri okumuşlardır:
Dil beytini pak eden,
Dervişi anka eden,
Âlem-i lâhut'a giden
Mevlâ zikridir, zikri.
zikirden halet akın.
Aşinayı ruh olan,
Ukbada devlut bulan
Mevlâ zikridir, zikri...
Terk ehline karışan,
Hem zevkine erişen,
Bahr ledün'le görüşen
Mevla zikridir, zikri.
Âşıkların, zikri «Hû».
Zikri budur, fikri bu...
Vecde gelip diye Hû...
Mevlâ zikridir, zikri..
Nûreddin-i diri kılan,
Tevhidle çerağı yanan,
Bihamdillâh tevfik olan
Mevlâ zikridir, zikri...
Nûreddini Cerrahî (K.S.) hazretlerinin Mürşid, Dervîşan, Risale adlarında üç eseri vardır. Bunlardan başka Evradı Kebir ve Virdi Sağir ile arifane ve âşıkane yazılmış ilâhîleri vardır.
Pir Nûreddin-i Cerrahi (K.S.) hazretleri, Halvetiye Tarikatı içerisinde şube meydana getiren mürşidlerln büyüklerindendir. Kendisine intisab eden bir çok talibin sülûkünü tamamlamış ve hilâfet vermiştir. Bunlar içerisinde şöhreti yayılan ve genişçe bîr irşad halkası meydana getirenler şunlardır:
1 - Şeyh Hüsameddin efendi (K.S.) hazretleri,
2 - Şeyh Süleyman Veliyyüddin efendi (K.S.) hazretleri.
3 - Şeyh Bursalı Çelebi Mehmed Efendi (K.S.) hazretleri,
4 — Tekirdağlı şeyh Muslihiddin efendi (K.S.) hazretleri,
5 - Morali Şeyh Yahya Efendi (K.S.) hazretleri,
6 — Musullu Şeyh Yûnus efendi (K.S.) hazretleri,
7 — Sertarikzade Şeyh Mehmed Emin efendi (K.S.) hazretleri
Cenabıhak, Pir hazretlerinin sırrını takdis buyursun ve bizleri şefaatlarına nail eylesin inşaallah..
Kaynak: Rahmi Serin, İslam Tasavvufunda Halvetilik ve Halvetiler, 1984 İstanbul, Sayfa:136..138 Petek Yayınları