Skip to Content

İlim Talibine İkazlar

ilim talep edenlerin dikkat edeceği hususlar...

Sakın yaptığınız işlerde ve bulduğunuz manevi halde kendi gücünü görmeyin. Bu hal kişiyi azdırır ve yaratanın rahmet nazarından uzak bırakır. Sözünüzü dinletme ve kabul ettirme hevesine de kapılmayın. Önce temeli at sonra üzerine binayı çık. Kalbini derin kaz ki oradan hikmet pınarları fışkırsın, sonra ihlâs ve iyi işlerle o binayı yükselt. Bu işlerden sonra halkı o köşke davet et.

* * *
Başkasında bulunan bir hatayı defetmek istersen bunu nefsinle yapma, imanınla yap. Kötülükleri ancak iman temizler. Bu durumda Hakk Teala işlerinde kuluna yardımcı olur. Kötülüğü yok etmek için, dost olur yoldaş olur ve ortadan kaldırır. Eğer bir kötülüğü nefsiniz için, halkın sizi tanıması için ortadan kaldırmaya niyet ederseniz rezil olursunuz. Her işte Allah Celle Celaluhunun rızası aranmalıdır.

* * *
Ey gafil! Kabir kapısı açık seni bekliyor. Ahirette büyük bir hızla sana doğru gelmektedir. En kısa zamanda aklını başına topla, yalnız dünya azığı toplamaktan vazgeç de ahiret azığını toplamakta acele et...

Unutmayın ki; sabırlı kulların bu dünyada çektiği cefayı Yüce Allah Celle Celaluhu zayı etmez. Bir an olsun O'nun uğruna sabır yolunu tutan, yıllarca ecrini alır. İnsanlar vardır hall arasında onlar kahraman diye bilinir. Kimse bilmez ki, kahraman dediğin adam, o unvanı ömründe bir defa oda bir anlık cesareti sonunda kazanmıştır.

* * *
Ey insanlar! Önce nefsine öğüt ver, onu yola getir, sonra da başkalarını... Senin henüz ıslaha muhtaç hallerin varken, birde bunu bildiğin halde başkalarının ıslâhı ile uğraşma yolunda başarılı olacağını düşünebiliyorsun? Bu halınız şuna benzer gözlerin bir adım öteyi görmeyen bir adam, körleri yola getirme sevdasına kapılmıştır.

* * *
Müminlerin yapması gereken Yüce Yaratanı sevmek ve O'ndan başka kimseden korkmamaktır. Bütün işleri onun rızasını gözeterek yapmak... Bunlar "kalp"le olur, dil gürültüsüne getirip söze boğmakla olmaz. Sonra mihenk taşına vurulunca utanırsın. Kuru davaya kimse inanmaz. Halk arasında söylediğin sözleri yalnız kaldığında söylüyor musun?... Aynı duyguları tek başına kaldığın zaman da duyman mümkün oluyor mu?... İşte bunları yapabiliyorsan mesele yok... Kapı önünde "tehvid", içeriye girince "şirk", yakışır mı? Bu, nifak, ikiyüzlülük alametidir, içi bozuk olmaktan başka bir şey değildir.

Acırım o kimseye ki; sözü kötülükten sakınma hakkında olur, kalbin ise fitne çıkarmaya isteklidir. Şükrü dilinden bırakmaz, ama kalbi diline daima itiraz halindedir.

* * *
Ey müminler! Geliniz aşırı, sünnete aykırı arzularımızı bir yana atıp, yüce Rabbimize koşalım. Bu yolda biraz perişanlık çekmek gerekir. Ne olur biraz zahmet çeksek? O'na vardıktan sonra bütün çekilen sıkıntılar unutulur. İçimize ve dışımıza hükmeden nefsimizi Allah yoluna çevirelim, Rabbimizin Elçisine, Sevgilisine başvuralım, O'nun eteğine yapışalım.

Bütün amacımız yemek, içmek ve arzularımızı tatmin olmasın. Bunların hepsi amaç değil, Yüce Allah Celle Celaluhuna ulaşmak için birer araçtır. Bütün hedeflerimiz sizi en çok gerekli olana ulaşmak olmalıdır. İnsanlara en gerekli olan yaratanıdır. Her al ve ahvalde onunla olmak lazım. Her şeyin bir bedeli vardır. Dünyaya bedel ahirettir, yaratılmışlara bedel ise yaratandır. Dünyayı kalbinizden atarsanız, yerini Hakk Teala alır.

* * *
Ey ilim iddiasında bulunan kişi! Nerede ağlaman? Yüce Allah Celle Celaluhuun korkusundan gözlerin yaşarıyor mu? O'ndan korkarak, günahları itiraf ettin mi? Nefsinle muharebe ederek, onu terbiye etmeye çalıştın mı? Nefsini hiç Hak tarafına çağırdın mı?

Ey ilim iddiasında bulunan! Bunların hiçbiri sende yok. Bütün derdin şan, şöhret, yemek ve eğlenmek. Aklını başına al. Şunu unutma ki; dünyadaki nimetlerden sana gelecek bir kısmetin varsa, o gelip seni bulur. Nasibim kesilir diye üzülme içini ferah tut. Bunu yaparsan bekleme sıkıntısından kurtulursun, hırsın ağırlığı seni yormaz. Eğer bu şekilde davranmazsan, bütün bu uğraşmalarından sana ne kalacak dersin? Sadece bir yorgunluk ve ağır bir hesaptan başkası değildir.

Eğer doğruluk yoksa bilginin kimseye bir yararı dokunmaz. Doğruluk olmadığı için bilgi kişiye bela olur. Elde ettiğin ilimle, namaz kıldın, oruç tuttun, bunların yanında sana mal versinler, iyiliğini görsünler, seni övsünler düşünündün. Hiç olacak iş mi?

Farz edin ki, böyle ilim ehline halkın ilgisi arttı, bu ilginin ölüm anınızdaki sıkıntıya faydası olacak mı? Kesinlikle olmayacak, sevenleri ile arasında uçurumlar olacak. Akılsız! İlmini heba ederek topladığın malları başkaları paylaşacak, hesabı ve cezası da sana kalacak.

www.halidiye.com