Skip to Content

Nefis Mertebeleri

Halvetiyye'de Seyr ü Sülûk / Doç. Dr. Ramazan MUSLU

HALVETİYYE’DE “ATVÂR-I SEB‘A” YAZMA GELENEĞİ VE
SOFYALI BÂLÎ’NİN ATVÂR-I SEB‘A RİSALESİ *

Doç. Dr.Ramazan MUSLU,
e-mail: <!-- e -->rmuslu@sakarya.edu.tr<!-- e -->

NEFS-İ EMMÂRE

Ey sâlik ehlullah demişlerdir ki:

NEFS-İ LEVVÂME

Ey sâlik! Ehlullah buyurmuşlardır ki:

Hakk’ın emirlerine kısmen uyan; men ettiklerinden ise bazen ka­çınan kaçınamadığında pişman olan; kendini zaman zaman kınayan ve levm eden nefistir. Bu mertebedeki nefis terbiyenin başlangıcını görmüş, tezkiyeden bir nasip almış ve şeriatın emirlerine itaat etmeyi istemiştir. Lâkin henüz kendine hâkim olabilme, kötü is­teklerini ta­mamen reddedebilme arzusuna kavuşmamıştır. Öyle ise hasenatıyla mesrur, seyyiâtıyla mahzun olan nefistir.

NEFS-İ MUTMAİNNE

Ey Sâlik! Ehlullah buyurmuşlardır ki:

Hakk’ın emirlerine tam uyan, men ettiklerinden sakınan ve kuv­vetli iman ve itminan sahibi olan mutmainne nefstir. Arifibillah olan takva, vera ve yakîn ashabının nefsidir. Bunlar hitâb-ı ilâhiyeye maz­har ol­muşlardır. Bu makama ancak sâdık müridler vasıl olur.

NEFS-İ MARDİYYE

Ey sâlik! Ehlullah buyurmuşlardır ki:

Nefs-i mardiyye sahibi, bütün mevcudiyetiyle Hakk'ın emrine ram olur; ibadet ve taatta bulunur; ihlâsla itaat edip hizmet görür; Allah (c.c)’na sıdk-ı sebat ile istikamet üzere ve böylece Cenâb-ı Hak kendisinden razı olur.

NEFS-İ RÂDİYE

Ey sâlik! Ehlullah buyurmuşlardır ki:

Nefis bütün arzu ve isteklerinden tecerrüd ederek her vechile Hakk'a ve teveccüh-i tam ile Rahman’a yöneldiğnde ve bilâ fasıla daima Rahim ile olmak şuuruna erdiğinde Allah’tan, hikmetine ve hük­müne râm olarak razı olmuş olur.

NEFS-İ SÂFİYE

Ey Sâlik! Ehlullah buyurmuşlardır ki:

Nefs-i sâfiye sahibi vehbi olan ilm-i ledünne mazhar olmuş vâris-i enbi­yâdır. Bu makamda kalpte on lâhutî güneşin doğmasıyla bu yüksek tecel­linin nurlu eserleri insanın bütün azalarında zahir olur. O zaman bu makam sahipleri kulluk vazifelerini derin ve derûnî bir zevk ve neş’e içinde seve seve ifâ ederler.

NEFS-İ EMMARE

Nefs-i emmare ayet-i kerimede mübalağa sigası ile "emmaretün" şeklindedir. Kötülüğü şiddetli emreden manası vardır. Nefs-i emmarenin seyri ilallah Allah celle celaluhu'na dır. Alemi, şehadet alemidir. Mahalli, sadırdır. Hali meyildir. Dayanağı şeriattır. Nefsin sıfatları gayri meşru isteklerini yerine getirmek için Hakk'ın emirle¬rine uymayan, men ettiklerini fütursuzca yapan, şeytana uyan, keyfine, zevkine, günaha düşkün olan cühela, süfeha ve erbab-ı measınin nefsinin sıfatlarıdır.

NEFS-İ LEVVAME

Hakk'ın emirlerine kısmen uyan; men ettiklerinden ise bazen kaçınan kaçınamadığında pişman olan; kendini zaman zaman kınayan ve levm eden nefistir. Bu mertebedeki nefis terbiyenin başlangıcını görmüş, tezkiyeden bir nasip almış ve şeriatın emirlerine itaat etmeyi istemiştir. Lakin henüz kendine hakim olabilme, kötü isteklerini tamamen reddedebilme arzusuna kavuşmamıştır. Öyle ise hasenatıyla mesrur, seyyiatıyla mahzun olan nefistir.

Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:

İçeriği paylaş