Skip to Content

İmam-ı Azam Ebu Hanife

İmam-ı A’zâm Ebu Hanife [ K.S.]

( 699, Kûfe -767, Bağdat )

Asıl adı Numan bin Sabit bin Zutadır. 699 yılında Kufe’de doğup, 767'de Bağdat'ta öldürüldü. Sünni müslümanlar tarafından ehl-i sünnet itikadının öncüsü olarak kabul edilir. Hanefi Mezhebinin kurucusudur. İslam dünyasındaki müminlerin %45-50'inin kurucusu olduğu Hanefi mezhebi çerçevesinde amel ettiği tahmin edilmektedir.

İmam-ı Azam Ebu Hanife Hz.

İmam-ı Azam Ebu Hanife Hz.
İmam-ı Azam'ın asıl adı Numan Bin Sabit Bin Zuta olup, hicri 80 senesinde dünyaya gelmiş, 70 yaşında büyük çile ve ızdıraplar çekerek, bilfiil sabah akşam kamçılanarak hapishanede Rabbine kavuşmuş, vefat etmiştir. Îmam-ı Azam'ın deha seviyesindeki zekası, Azam diye anılacak kadar derya gibi ilmi vardı. Bu ilimleri de kolay öğrenmedi. Devrinin istisnasız tüm alimlerinden ne biliyorlarsa aldı.

İmam Azam Ebu Hanefi'nin Şehadet Yıldönümü

O(r.alh) sadece fıkhın imamı değil, zalim Sultan'a karşı şahsiyetli dik duruşun da imamıydı.

EBU HANIFE
(80/150 - 700/767)

İmam Âzam (büyük Imam) lâkabıyla bilinen, Ebû Hanife künyesiyle meshur Numân b. Sâbit b. Zevta (Zûta) mutlak müctehid ve fıkıhta Hanefi mezhebinin imamı.

Ebu Hanife’nin (r.a) İÇTİHAT METODU!

Doç.Dr. Hanefi PALABIYIK

BİR MUTASAVVIF OLARAK İMAM-I AZAM EBU HANİFE

    
 
Hamd, evliyaların ve âlimlerin mertebelerini yükselten, kıymetlerini artıran, onlara şeref veren celal sahibi Allah Teala’ya aittir. O (c.c.) derecelerini yükselttiği alimler hakkında şöyle buyurmaktadır: “Allah’tan kulları içinde ancak âlimler (gereği gibi) korkarlar.”[1], Haberiniz olsun Allah’ın dostları olanların üzerine ne korku vardır ne de onlar mahzun olurlar.[2]

el-ALİM VE'L-MÜTE'ALLİM

el-FIKHU' EKBER

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

Tevhidin aslı, buna îman etmenin en doğru yolu şudur: Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, öldükten sonra dirilmeye, kadere, hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna, hesap, mizan, cennet ve cehenneme inandım, bunların hepsi de haktır, demek gerekir.

Yüce Allah, sayı yönüyle değil, ortağı olmaması yönüyle birdir. O, doğurmamış ve doğurulmamıştır. O'na hiçbir şey denk değildir. O yarattıklarından hiç birine benzemez. İsimleri, zatî ve fiilî sıfatlarıyla daima var olmuş ve var olacaktır.

EBÛ HANÎFENİN VASİYYETİ

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

İman; lisan ile ikrar, kalb ile tasdiktir. Sadece ikrar iman olmaz. Çünkü sadece ikrar iman olsaydı, bütün münafıkların mü'min olmaları gerekirdi. Keza sadece tasdik de iman olmaz. Eğer sadece tasdik îman olsaydı, bütün kitap ehlinin mü'min olması gerekirdi. Halbuki Allah; "Allah şahitlik eder ki, münafıklar yalancıdırlar."(el-Münafikun,1) ve "Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler Peygamberi oğullarını tanır gibi tanırlar."(el-Bakara,146.) buyurmaktadır.

EBÛ HANÎFE'NİN OSMAN el-BETTİ'YE YAZDIĞI RİSÂLE

Hamd Âlemlerin Rabbine, Salât ve Selâm Efendimiz Hz. Muhammed'in Bütün Âl ve Ashabına Olsun.

İçeriği paylaş