Skip to Content

Şiir Defteri

AŞK ABI HAYATTIR


Dilde ki o sözleri salıver gitsin
Sal ki gönül bağımda güller bitsin
Bağımdan bağına alıver geçsin
Aşkın şarabını hep veriver içsin

O sözler hayat pınarındandır
Gönül bağının derunundandır
Şifadır ruhuma o sözlerin
Nur gibi yüzündeki o gözlerin.

O sözleri duyunca ben ölmüşüm
Ölünce yeniden uyanıp görmüşüm

TASAVVUF


Tasavvuf sekiz merhaleden oluşur
Kişi ilkinde cömertlikle buluşur
İkincisi rızadır ki, onunla tutuşur
Sonrası sabırdır ki, bununla konuşur

Dördüncüsü işarettir ki, onunla anlaşır
Sonrası kurbettir ki, bununla yaklaşır
Altıncısı manadır ki, onunla uzlaşır
Sonra aşk gelir ki, kişinin binek atıdır

En sonu fakirliktir ki, kulluğun tadıdır
Tasavvuf, tövbe, arınma, velayet ve fenadır.
İnsanda tasavvuf, gönlünün kitabıdır

RUCU

Her şey aslına rucu  eder
Bunu bilende yoktur başka keder
Bilmeyen sonunda olur ebter
Aşık Rabbin de yanıp ve söner
Buz   eriyince suya döner
İnsan eriyince aslına rucu eder
Her şeyin aslı sonsuz ve sınırsız bir yer
Sonsuza giden yol ise Resulallah dan geçer.

Hasan BELEK  22.03.08


İDRAK NOKTASI


İşleyen sistem ismi Allah’ın imalidir
On’dan ötesi ise hayalidir
İnsanın solu Celal,sağı ise Cemali’dir.
Başı ve gövdesi ise Kemali’dir.
İnsanda bulunan ise nefis ve vicdandır
Vicdan ve melek Cemal’de,
Nefis ve şeytan ise Celal’dedir.
Celal’inden   Cemal’ine sığınabilene,
Her daim tekliği yaşayabilene,
Kitabını sağından alabilene,
Sonsuz ve sınırsızlık helaldir.
 

NECİP FAZILDAN SONSUZLUK KERVANI

SONSUZLUK KERVANI

Sonsuzluk Kervanı, "peşinizde ben,
Üç ayakla seken köpeğim!"
Bastığınız yeri taş taş öpeyim.
Bir kırıntı yeter, kereminizden!
Sonsuzluk Kervanı, peşinizde ben...

Gidiyor, gidiyor, nurdan heykeller...
Ufuk, önlerinde bayrak kulesi.
Bu gidenler, Altun Kol Silsilesi;
Ölçüden, ahenkten daha güzeller.
Gidiyor, gidiyor, nurdan heykeller...

Sonsuzluk Kervanı, istemem azat!

HİKMET BABA


Çeşitli hâlleriyle hikmet saçan bir derviş,
“Bunda da bir hikmet var” sözünü çok edermiş.

Bu yüzden kendisine Hikmet Baba diyorlar,
Fakat onu saf sanıp alaya alıyorlar.

Nasipsiz birkaç kişi, oyun oynarlar ona,
İneğini götürüp bağlarlar bir ormana.

Derler, “Şimdi de hikmetten söz edecek mi?
İneği aramaya dağlara gidecek mi?”

''O''GELİYOR ''O''

Yollara sular dökün,
bahçelere müjdeler edin, bahar kokulari geliyor

O geliyor O!

Ay parçamiz, sevgilimiz, yarimiz geliyor.

Yol verin, açilin, savulun beri durun beri,

yüzü apaydinlik ak pak,bastigi yeri ardinda gündüzler gibi birakarak

O geliyor O!

Ay parçamiz, sevgilimiz, yarimiz geliyor.

Gökler yeryüzünü kapladi örttü bir anda

Allah'ım

Arif Nihat ASYA

biz kısık sesleriz minareleri,
sen ezansız bırakma, Allah ım.
ya çağır şurda bal yapanlarını,
ya kovansız bırakma, Allah ım.

bize güç ver, cihad meydanını,
pehlivansız bırakma, Allah ım.
kahraman bekleyen yığınlarını,
kahramansız bırakma, Allah ım.

bilelim hasma, karşı koymasını,
bizi cansız bırakma, Allah ım.
ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
ya çobansız bırakma, Allah ım.

HAK AŞIKLARININ NİYAZI

HAK AŞIKLARININ NİYAZI

Bülbül ayrılır mı gonca gülünden
Seyreyler cemali her an gönülden
Sabada ayrılmaz mor sümbülden
Aşık seherlerde niçin ağlarsan ?

Diyarı alemde bir gülüstan var
Anı görmüş meğer, bu bülbülü zar
O gülşende asla bulunmaz ağyar
Bülbül gülistanda niçin ağlarsın ?

Erbab-ı aşk olan bilir hubanı

Tasavvufun Şiir Diliyle Açıklaması


Olanlar Tekkesi Şeyhi İbrahim Efendi (k.s.) tasavvufun tanımını aşağıdaki dizelerde ifade etmiştir:

Bidayette tasavvuf sofi bican olmaya derler
Nihayette gönül tahtında sultan olmaya derler

Tarikatte ibarettir tasavvuf mahv-ı suretten
Hakikatte saray-ı sırda mihman olmaya derler

Bu abu kil libasından tasavvuf ari olmaktır
Tasavvuf cismi safi nur-ı Yezdan olmaya derler

Tasavvuf lem’ayı envar-ı mutlaktan uyarmaktır

İçeriği paylaş


İLAHİ & ZİKİR

Anket

SİTEMİZİN İÇERİĞİ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCENİZ NEDİR?:

ARŞİV LİSTESİ

Hz. Pİr Mevlana

Restoran, kafe, çay bahçesi, otel,
halıcı, kasap, döviz bürosu çoğunlukta
olmak üzere farklı iş yerlerinin özellikle
''Mevlana'' kelimesini kullanmaları bizi
rahatsız etmektedir, rahatsızlığımızın sebebi
ise isim olarak bilinen aslen sıfat olan
kelimenin taşıdığı anlam ve önemi idrak
edilmeden ticari faaliyetlerde kullanılması
ve bunun devamı olarak kelimenin taşıdığı asıl
manevi değerini kaybetmeye başlamasıdır.
--->> Devamı