Skip to Content

Zekât ve sadaka, zenginle fakiri birbirine kaynaştırır

İslam'da, namaz dinin direği, zekât da köprüsü olarak değerlendirilmektedir. İslam'ın beş ana temelinden ikincisi zekâttır.

Peygamberimiz (sas), İslâm'ı anlatmak için gönderdiği davetçilere
şöyle buyurmuştur: "Önce Allah'tan başka bir İlâh olmadığını anlatın,
kabul ederlerse, benim Allah'ın kulu ve elçisi olduğumu söyleyin, onu
da kabul ederlerse, günde beş defa namaz kılmalarının farz olduğunu ve
zenginlerinin malında fakirlerin hakkı bulunduğunu anlatın." (Buharî,
Zekât 1) Zekât, Kur'ân'da kırka yakın yerde namazın hemen yanı başında
zikredilmiş ve namazdan sonra en önemli temel olduğu vurgulanmıştır.
Çünkü zekât toplumu düzene koyan, vatandaşlarının sosyal güvenliğini
sağlayan en etkili güçtür. Zenginlerin imkanlarından fakirlere doğru
sürekli bir akıştır. Zengin ile fakir arasındaki uçurumun kapanmasına
vesile olur. Fakirle zengin arasındaki muhtemel husumeti kırar ve sevgi
bağları oluşturur. Zenginin hem günahlarını hem de malını temizler.
Toplumu anarşi ortamından kurtarır. Zekât, zenginlerin lütfen
verdikleri bir yardım değil, fakirlerin, onların mallarındaki
haklarıdır. Bu yüzden veren minnet bekleyerek vermez, alan da minnet
ederek almaz. Zekât bir farz olduğu için, bunun yerine getirilmesinde
gösteriş olmaz, yani açıktan "bu zekattır" denilerek verilse bir şey
olmaz. Ama sadakalarda durum tam tersidir. Sadakaların gizli verilmesi
ve gösteriş yapılmasına engel olunması, "sağ elin verdiğini sol elin
duymaması" tavsiye edilmiştir.

Sadaka-i fıtr nedir?

Yaratılışın bir şükür ifadesi olmak üzere sevap kazanmak gayesiyle
verilen Ramazan sadakasıdır. Sadaka-i fıtır, borcundan ve aslî
ihtiyaçlarından fazla olarak nisâp miktarı mala sahip olan her
Müslüman'a vaciptir. Bunda, zekatta olduğu gibi üzerinden bir yıl
geçmesi gibi bir şart söz konusu değildir. Sadaka-i fıtrın
belirlenmesinde, bir kişinin bir günlük normal gıda ihtiyacını
karşılayacak miktarın ölçü alınması gerekir. Dinen zengin sayılanlara,
usul (anne, baba, dedeler ve nineler), furua (oğul, kız ve torunlar) ve
bakmakla yükümlü olduğu kimselere sadaka-i fıtır verilmez. Birkaç
kişinin fitresini vermesi gereken kişi bunları ödeyecek mala sahip
değilse, önce kendi şahsının fitresini verir. Sonra malî durumu
nisbetinde eşinin, çocuklarının, anne-babasının fitresini verir.
Diyanet, bu yıl için fitreyi 6 YTL olarak belirlemiştir. Ama isteyen
bunun üzerinde de verebilir.
zaman gazetesi