Dr. Mehmet SÜRMELİ/yeni dünya
Şirke, küfre veya islama karşı icad edilmiş olan uydurma dinlere,
hayat tarzlarına ve ideolojilere karşı İslam ümmetini uyaran alimler
Kur’an-ı Kerim ve sünnetten aldıkları ilhamla şu hususları istikametten
ve tevhidden sapma olarak değerlendirmişler ve müminleri uyarmışlardır.
İnsanı tevhidden koparan ve İslam inancıyla çatışan söz ve
davranışlardan bir kısmını geçen ay sizinle paylaşmıştık. Buay siz
değerli okurlarımıza diğer kısmını sunuyoruz.
5Hz. Peygamber’in Allah katından getirmiş olduğu dine, bu dinin
emirlerine ve yasaklarına kin duymak: Resulullah (s.), bir din kurucusu
değildir.1 Allah’ın elçisidir. Elçiyi yalanlamak veya getirdiklerine
kin duymak, onu gönderen Allah’ı yalanlamak ve emirlerine kin
duymaktır. Çünkü böyle bir yanlışın temelinde kendi hevasını
ilahlaştırma arzusu vardır.2 Resulün getirdiklerine kin duyan, kendi
uluhiyyetini önceleyen bir sapıktır. Yüce Allah, Kuran-ı Kerim’de
İslamın emirlerine karşı çıkanları şu ayeti ile resmetmiş ve uhrevi
durumlarını haber vermiştir: “Küfre sapanlara gelince, yüzüstü kapanmak
ve helak onlaradır. (Allah) onların bütün iyi işlerini boşa
çıkarmıştır. Bunun sebebi; onların Allah’ın indirdiğini beğenmemiş
olmalarıdır. Allah da onarlın amellerini boşa çıkarmıştır.”3 6Dini
hükümlerin herhangi birisi ile alay etmek: İslam’ın sembollerinden veya
buyruklarından birisi ile alay etmek müslümanca bir davranış değildir.
Dini anlayışı yerinde ve seviyeli bir mümin böyle bir hataya düşmez.
Davranışlarına ve sözlerine dikkat eder. Allah’ın (c.) gözetim ve
denetiminde olduğunu; tüm eylemlerinin kaydedildiğini bilir.4
Mümin bir kimse dini hükümlerle alay etmediği gibi alay eden kimseleri
veli edinmez. Onları emir makamına getirmez. Konu ile ilgili yüce Allah
şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap
verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve inkarcıları
‘dost ve idareciler’ edinmeyin. Eğer gerçekten inanmışsanız Allah’ın
emirlerine uygun yaşayın ve karşı gelmekten sakının.”5 Allah’ın
emirleriyle alay etmek ve bu emirleri dile dolamak Yahudilerin ve
münafıkların ortak davranış biçimleridir. 6
İnsan, kendini sürekli kontrol etmelidir. Özellikle din alanı ile
ilgili hususlarda saygısını ve ciddiyetini korumalıdır. Çünkü bir
kimse, insanları güldürmek için din ile ilgili bir şaka yapacak olursa,
belki bu davranışı o kimsenin İslam’la olan bağının kopmasına neden
olabilir.7 Bu durumu Enes b. Malik şöyle dile getirmiştir: “Siz,
kendinize göre hiçbir sorumluluğu ve değeri olmayan işler yapıyorsunuz.
Halbuki biz bu tür davranışları Hz. Peygamber zamanında insanı helak
eden büyük günahlardan sayardık”8 Resulullah da bu hususta şu
açıklamayı yapmıştır: “İnsan, hiçbir sakınca yok zannederek öyle bir
kelime konuşur ki bu konuştuğu şey sebebiyle doğu ile batı arası mesafe
kadar cehennemin dibine yuvarlanır.”9 İslam ve sembollerinin alaya
alındığı bir yerde müslümanın takınması gereken tavrı Cenabı Allah
şöyle izah etmiştir: “Ayetlerimiz hakkında (biçimsiz ve alaylı
sözlerle) münasebetsizliğe dalanları gördüğün zaman, onlar başka bir
konuya geçinceye kadar onlardan yüz çevir( tavır göster, karşı
savunmanı yap veya Müslüman olmanın gereği olarak orada durma).Eğer
şeytan, sana bunu unutturursa hatırladıktan sonra (hemen kalk) artık o
zalimler topluluğu ile oturma.”10
7 Sihir yapmak veya yaptırmak: Sihir neşter gibidir. Kötü insanların
elinde cinayete ve ailelerin yıkılmasına neden olabilir. Sihiri, İslam
toplumunun sosyal dokusunu veya insanın sağlığını bozacak şekilde
kullanıp birey ve ailelerin yok olmasına neden olmak haramdır.11 Sihir
nedeniyle sihirbazlar İslam toplumunda can emniyetini bile
kaybedebilirler. Hz. Peygamber, yakıcı büyük günahları açıklarken sihir
yapmayı da bunlardan biri olarak saymış12 ve “Kim iplere düğüm atar ve
onlara üflerse sihir yapmış olur. Kim de sihir yaparsa Allah’a şirk
koşmuş sayılır.”13 buyurmuştur.
8 Müslümanların aleyhine olarak kafirlere yardım etmek: Kafire yardım,
onun inancına duyulan sevgi ve saygıdan dolayı ise bu haramdır. Onları
veli edinmenin haramlığının içerisinde onlara yardım etmek de vardır.
Bu çerçevede Allah Teala, kafirleri veli edinmeyi yasaklamıştır. Hz.
Peygamber bu konuda şöyle buyurmuştur: “Kim zalime bir batılı hak gibi
gösterip hakkı yok etmek; çürütmek amacıyla yardım ederse o kimse
Allah’ın zimmetinden çıkar.”14 Kafire yardım etmenin itikadi
sakıncasıyla ilgili ise resulullah şu uyarıyı yapmıştır: “Kim bir
kimsenin zalim olduğunu bile bile ona yardım eder ve onunla ortak
hareket ederse şüphesiz ki o, İslam’dan çıkmıştır.”15 Kuran-ı Kerim,
Müslümanların aleyhine olarak Yahudiler ile işbirliği yapan münafıkları
hem kınar hem de bu davranışlarının nedeni olarak küfürdeki
beraberliklerini gösterir.
9 Bazı insanların Hz. Peygamber’in getirdiği dine; İslam’a uymalarının
gerekmediğine inanmak: “Allah katında tek din İslam’dır.”16 Allah’ın
göndermiş olduğu peygamberlerin hepsinin getirmiş olduğu dinin ortak
adı da İslam’dır. Yüce Allah insanlığa Yahudilik ve Hıristiyanlık diye
bir din göndermemiştir. Yahudilik ve Hıristiyanlık Hz. Musa ve Hz. İsa
peygamberlere gelen tevhid dininin sonraki yıllarda tahrif edilmesi ile
ortaya çıkmış hurafelerdir.17 Peygamber (s.): “Bu ümmetten ister Yahudi
ister Nasrani (Hıristiyan) olsun benim kendisi ile gönderilmiş olduğum
şeyleri (İslam dininin muhtevasını) kabul edip iman etmezse o mutlaka
cehennemliktir.”18 Buyurmak suretiyle hak dinin İslam olduğunu
belirtmiştir. İslam’ın dışında din aramak nasıl ki haramsa aynı şekilde
şer’i tekliflerin bir insandan kaldırıldığına inanmak da haram ve
küfürdür. Hz. Peygamber bile tüm dini emirlere muhatap olduğuna göre
hiçbir kimseden dini hükümlerin kaldırılması söz konusu olamaz.
10 Allah’ın dininden yüz çevirmek, kasıtlı olarak dini öğrenmemek ve
İslam’ın emirleri ile amel etmemek: İslam, yaşanmak için gelmiştir.
Hayatın tüm alanları ile ilgili hükümler koymuştur. Bunları öğrenmek ve
ameli hale getirmek ilahi bir emiridir. Tüm bunlara rağmen İslam’a olan
düşmanlık veya ideolojik sapmalar nedeniyle İslam dinini öğrenmemek
büyük bir yanlıştır. Hele de modern düşünceyi ve onun fikir akımlarını
bilip iman ettikten sonra İslam hakkında “onbaşı kültürü” bile
edinmemenin temelinde İslam’ a ve onun değerlerine karşı düşmanlık
vardır.
Müslümanlığın gönüllerde sebat etmesi için yukarıdaki sayılan
hususlarda insanın dikkatli olması ve anlık olarak kendisini hesaba
çekmesi çok önemli bir görevdir. Aksi takdirde, hiç beklenmedik bir
zamanda kişinin Allah ile olan tüm bağlantıları kopabilir.
KAYNAKLAR
1) Bak: Yunus 10/15
2)Casiye 45/23
3)Muhammed 47/8-9
4)Bak: İnfitar 82/10-12
5)Maide 5/57
6)Bak: Maide 5/58, Tevbe 9/65-66
7)Bak:Ahmed, Müsned, c. III, s. 38
8)Ahmed, Müsned, c. III, s.157
9)Müslim, 54, Zühd, 6, Had No:2988, c III, s.2290
10)En’am 6/68; Ayrıca Bak:Nisa 4/140
11)Bak: Bakara 2/102
12)Nesai, Tahrimüddem, 37, Had. No:18, c. VII, s.111
13)Nesai, Tahrimüddem, 37,Had. No: 19, c. VII, s. 112
14)Heysemi, Mecmaüz’zevaid, c. IV, s.117
15)Heysemi, Mecmaüzzevaid, c. IV, s. 205
16)Al-i İmran 3/19
17)Bagavi, Tefsir, s.935; Darimi, Sünen, c. I, s.135
18)Müslim, İman, 70, Had. No:153, c. I, s. 134