Ehl-i Beyt’i Sevmek
- Ana Başlıklar:
Ali KAYA • Semerkand Dergisi 124. Sayı
Mektubat-ı İmam Rabbanî’den
bu bölümünde Ehl-i beyt’in faziletiyle ilgili hadisleri nakletmek
istiyorum. İbn Abdülberr’in rivayetine göre Peygamber s.a.v. Efendimiz
şöyle buyurmuştur:
“Ali’yi seven beni sevmiş olur. Ali’ye buğz
eden bana buğz etmiş olur. Ali’ye eziyet eden bana eziyet etmiş olur.
Bana eziyet eden de Allah’a eziyet etmiş olur.” (Ahmed, el-Müsned,
3/483; İbn Hibbân, es-Sahîh, nr. 6923)
Tirmizî ve Hâkim’in Büreyde r.a.’den yaptığı rivayete göre Peygamber s.a.v. Efendimiz şöyle
buyurmuştur:
“Allah bana dört kişiyi sevmemi emir buyurdu ve kendisinin de onları sevdiğini söyledi.
Sahabe-i Kiram:
– Ey Allah Rasulü, onların isimlerini bize bildir, dediler. Peygamber Efendimiz,
– Ali onlardandır, buyurdu ve bunu üç defa tekrarladı. Daha sonra şu isimleri saydı:
– Ebû Zer, Mikdâd ve Selmân’dır.” (Tirmizî, nr. 3718; İbn Mâce, nr. 149; Ahmed, el-Müsned, 5/356)
Taberânî ve Hâkim’in İbn Mes’ud r.a.’dan rivayet ettiğine göre Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu:
“Ali’ye bakmak ibadettir.” (Taberanî, el-Kebîr, 18/109; Hâkim, el-Müstedrek, nr. 4681)
Buharî
ve Müslim’in rivayetine göre Berâ r.a. bir defasında Hz. Hasan’ı
Peygamber Efendimiz’in omuzunda görmüş. Rasulullah Efendimiz torunu
için şöyle dua etmiş:
“Allahım, ben onu seviyorum, sen de sev!” (Buharî, Fezâil, 22; Müslim, Fezâil, 54; Tirmizî, nr. 3783)
Buharî’nin
rivayetine göre Hz. Ebu Bekir r.a., Peygamber Efendimiz’in Hz. Hasan
ile beraber minbere çıktığını, bir Hz. Hasan’a bir de cemaate bakarak
şöyle dediğini rivayet eder:
“Benim bu oğlum çok değerli
biridir. Umulur ki Allah onunla müminlerden iki topluluğu barıştırır.”
(Buharî, Sulh, 9; Tirmizî, nr. 3773; Ebû Davud, nr. 4662)
Tirmizî, Üsame b. Zeyd r.a.’den şöyle rivayet eder:
Bir defasında Rasulullah s.a.v.’i gördüm, kucağında Hasan ile Hüseyin r.a. vardı. Onlara şöyle dua buyurdular:
“Bu
ikisi hem benim hem de kızım Fâtıma’nın oğullarıdır. Allahım, ben bu
ikisini seviyorum. Sen de onları sevenleri sev.” (Tirmizî, nr. 3769;
Makdisî, el-Muhtâre, 4/94)
Tirmizî, Enes b. Mâlik’ten şöyle rivayet eder:
“Rasulullah s.a.v.’e:
– Ehl-i Beyt’in içinde sana en sevimli olan kimdir, diye sordular. Efendimiz buyurdular ki:
– Hasan ve Hüseyin’dir.” (Tirmizî, nr. 3772; Ebû Ya’lâ, el-Müsned, nr. 4294)
Mesver b. Mahreme’nin rivayetine göre Peygamber s.a.v. Efendimiz şöyle buyurdu:
“Fâtıma benden bir parçadır. Ona buğzeden bana buğzetmiş olur.”
Hâkim, Ebu Hüreyre r.a.’den şöyle rivayet eder:
“Nebi s.a.v. Hz. Ali’ye şöyle dedi:
–
Fâtıma’yı senden daha çok seviyorum; fakat sen yanımda ondan daha
değerlisin.” (Nesaî, es-Sünenü’l-Kübra, nr. 8530, 8531; Taberanî,
el-Evsat, nr. 7675)
Hz. Âişe r.a.’den yapılan rivayete göre o şöyle anlatır:
“İnsanlar
Rasulullah s.a.v.’e hediye vermek için, Efendimiz’in Âişe’nin yanında
kalacağı günü gözler ve bu yolla Rasulullah’ı memnun etmek isterlerdi.”
(Buharî, Hibe, 7; Müslim, Fezâil, 59)
Yine Hz. Âişe r.a. şöyle anlatır:
“Peygamberimiz’in
hanımları iki gruba ayrılmışlardı. Bir grupta ben, Hafsa, Safiyye ve
Sevde vardı. Diğer grupta ise Ümmü Seleme ve Rasulullah’ın diğer
hanımları yer almaktaydı. Ümmü Seleme’nin tarafında yer alan hanımları
Ümmü Seleme’ye gelerek Rasul-i Ekrem ile konuşmasını ve insanlara
hanımlarından istedikleri herhangi birinin evinde hediye
verebileceklerini söylemesini istediler.
Ümmü Seleme r.a. Peygamberimiz ile konuşarak bu isteklerini bildirdiğinde Rasulullah s.a.v. kendilerine şöyle buyurdu:
– Bana Âişe konusunda eziyet etmeyin. Zira bana Âişe’nin dışında hiçbir kadının yanında yatarken vahiy gelmemektedir.
Ümmü Seleme r.a. de:
– Sana eziyet etmekten Allah’a sığınırım, demiştir.
Sonra
Peygamberimiz’in hanımlarından Ümmü Seleme tarafında yer alanlar
Rasulullah s.a.v.’in kızı Hz. Fâtıma’yı çağırarak bu hususu Allah
Rasulü’ne açmasını ve hanımlarının Hz. Âişe konusunda eşit davranmasını
talep ettiklerini ona bildirmesini isterler. Hz. Fâtıma Peygamber
Efendimiz’le görüştüğünde Efendimiz kendisine sorar:
– Sevgili yavrum, benim sevdiğimi sen de sevmez misin?
Hz. Fâtıma,
– Elbette severim, diye cevap verince Peygamberimiz de ona:
– Öyleyse Âişe’yi sev, buyurur. (Buharî, Hibe, 8; Müslim, nr. 2442; Nesaî, 7/65)
Hz. Âişe r.a.’den şöyle rivayet edilir:
“Rasulullah’ın
hanımları içinde Hatice’yi kıskandığım kadar hiç kimseyi kıskanmadım.
Halbuki kendisini görmüş değilim. Fakat Peygamberimiz onu çokça anardı.
Bazen bir koyun keser, onu parçalara ayırır ve onları Hatice’nin
dostlarına gönderirdi. Hatta bazen kendisine:
– Sanki dünyada Hatice’den başka kadın yok mu, diye çıkıştığım olurdu. O da bana:
–
Hatice şöyleydi, Hatice böyleydi! Hem benim ondan çocuklarım oldu,
diyerek onu bana anlatırdı.” (Buharî, Menâkıbü’l-Ensâr, 20; Tirmizî,
nr. 2017)
Ebu Said r.a.’den rivayet edildiğine göre Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu:
“Ailem
konusunda bana eziyet eden kimseye karşı Allah’ın gazabı kabarır.” (İbn
Adî, el-Kâmil, 6/302; Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, 1/515)
Hâkim’in Ebu Hüreyre r.a.’den rivayet ettiğine göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Sizin en hayırlınız benden sonra aileme en iyi davrananızdır.” (Hâkim, el-Müstedrek, nr. 5359; Ebu Ya’lâ, el-Müsned, nr. 5924)
İbn Asâkir’in Hz. Ali r.a.’den rivayet ettiğine göre Rasulullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:
“Kim
Ehl-i Beytime yardım elini uzatırsa, kıyamet günü ben ona yeterim.”
(İbn Asâkir, Tarîhu Dımaşk, 45/303; Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, 6/172)
İbn Adî ve Deylemî’nin Hz. Ali r.a.’den yaptığı rivayete göre Peygamber s.a.v. Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Sırat
köprüsü üzerinde ayağı en sağlam basanınız, Ehl-i Beytime ve ashabıma
karşı en fazla sevgi besleyeninizdir.” (İbn Adî, el-Kâmil, 6/302;
Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, 1/148)
Allahım! Fâtıma oğulları hürmetine
bana son nefesimde iman nasip et. Eğer benim duamı geri çevirirsen de,
beni Peygamber Efendimiz’in ailesinin yanından ayırma.
- seyyahin İslam ve Tasavvuf blogu
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 182 okuma
