Skip to Content

Hasan el- Basri (r.a)

HASAN EL- BASRİ HAZRETLERİN'İN RESULÜ EKREMİN (S.A.V.) SÜTÜNÜ İÇİŞİ

Rasul-ü Ekrem (S.A V.) Efendimizin zevcesi olan Ümmü Selem'e buyuruyor ki:

- Hasan küçük çocuk idi. Peygamber Hazretlerinin bardağındaki sütü içti. Rasül-ü Ekrem:

-Bardağımdaki sütü kim içti? diye sual buyurdu. -Hasan içti, denildi.

HASAN EL-BASRİ HAZRETLERi'NİN HİKMETLİ SÖZLERİ

Bir gün Hasan Basri Hazretlerine vera (Takva) nedir diye sordular: Şeyh Hazretleri cevaben şöyle buyurdu:

-Vera: Bir ali makamdir ki içinde üç ali makam bulundurur. Bunlardan birincisi: Daima Hak söz söyleyen, ikincisi kendini muhafaza eden, üçüncüsü: Her işi Allah rızası için yapandır ve bir zerre veraya imtisal etmek yüz sene verasız oruç tutmak ve namaz kılmaktan efdaldir.

HASAN EL-BASRİ HAZRETLERİNİN HACCA GİDİŞİ

Rivayet olunur ki, Hasan Basri Kuddise Sirrihülali Hazretleri bir cemaatle birlikte Beytullah'ı ziyarete gidiyorlardı. Yolları bir çöle düstü. Yakıcı sıcağın altında yollarına meşakkatle devam edebiliyorlardı. Bir müddet yol aldıktan sonra kavurucu sıcağın altında susuzlukluklarını hissettiler. Yanlarında su yoktu. Etraflarında da sudan eser görünmüyordu. Cemaatin hepsi de su aramağa başladı. Nihayet derin bir kuyuya tesadüf ettiler. Fakat cemaatin ümitleri bir anda zail oldu.

MANEVİ HASTALIKLAR

1- RİYA:

İnsanın manevi hayatını hasta eden bazı hastalıklar vardır. Bu hastalıkların başında riya gelmektedir. Riya İhlasın zıddıdır.
Riya; diğer insanların görmesi bilmesi amacıyla yapılan her türlü iştir. Riya kalbi bir niyettir. Yani beni görsünler diyerek Allahu Zülcelal'in rızasını bırakıp kalben niyet etmek riyadır. Bu durum çok tehlikelidir. Nitekim Hz. Peygamber (a.s.v) bir Hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur;

İçeriği paylaş


İLAHİ & ZİKİR

Anket

SİTEMİZİN İÇERİĞİ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCENİZ NEDİR?:

ARŞİV LİSTESİ

Hz. Pİr Mevlana

Restoran, kafe, çay bahçesi, otel,
halıcı, kasap, döviz bürosu çoğunlukta
olmak üzere farklı iş yerlerinin özellikle
''Mevlana'' kelimesini kullanmaları bizi
rahatsız etmektedir, rahatsızlığımızın sebebi
ise isim olarak bilinen aslen sıfat olan
kelimenin taşıdığı anlam ve önemi idrak
edilmeden ticari faaliyetlerde kullanılması
ve bunun devamı olarak kelimenin taşıdığı asıl
manevi değerini kaybetmeye başlamasıdır.
--->> Devamı