Skip to Content

İslamda Edep Ve Ahlak

İslamda Edep Ve Ahlak

MUHAMMED HİKMET TUZKAYA HOCA EFENDİ

“ALLAH’IM NE İSTİYORSAN BENDEN ONU İSTİYORUM SENDEN”

“ALLAH’IM NE İSTİYORSAN BENDEN ONU İSTİYORUM SENDEN”

MUKADDİME

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Rahmeti hudutsuz, inayeti sınırsız, merhameti sonsuz bizlere hidayet ve saadet bahşeden, Cennet ve Cemâlini ikram ve ihsan eden bilcümle alemin haliki, rezzakı ve mürebbisi olan yevm-i kıyametin Mâliki ve Meliki Allah-u Zül Celal vel Kemal Hazretlerine hamd ve sena ederiz. Herkesin gözü O’nun lütuf ve keremindedir.

Kitabı kâinata bak, meâli kibriyayı gör
Bedâyı-i cihana bak, Cemâli kibriyayı gör

ÂDABIN MAHİYETİ

Muhammed Hikmet TUZKAYA (k.s.)

Edeb aklın dışından, huzur ise içinden görünüşüdür. Ehlullah indinde edeb mâfevkini çok görmemek mâdûnunu tahkir etmemektir. Hâlıkından ötürü mahlûkatı sevmek ve hürmet eylemek lazımdır. Herkesi haliyle hoş görüp Hâlik’ının hatırı için mahlûka merhamet edip onları sevmektir. Yaratılışta her mevcudun bir kıymeti vardır, takdir edip kadrini bilmekle mükellefiz. Hüsnü zan etmekle memuruz. Zira Hâlik’a hüsn-ü zandan yüksek bir ibadetle ibâdet olunmamıştır. İnsanın esas kıymeti edebiyle ölçülür.

NEFİS VE EDEB

Muhammed Hikmet TUZKAYA (k.s.)

Allah-u Teala şöyle buyuruyor:

“(Bununla beraber) nefsimi temize çıkarmıyorum.Çünkü nefis aşırı şekilde kötülüğü emreder; Rabbim acıyıp korumuş başka. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir.” (Yusûf Sûresi, Âyet 53)

Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki :

Âgâh olunuz, cismin içinde bir lokmacık et (parçası) vardır ki o iyi olursa bütün cesed iyi olur, o bozuk olursa bütün cesed bozulur. İşte o (et parçası) kalbdir. (Hadis, Buhâri, İman: 39)

EDEBİN FAZİLETİ

EDEBİN FAZİLETİ

Muhammed Hikmet TUZKAYA (k.s.)

İslâm dini fazilet ve edeb dinidir. Hidayeti neşreder dalâleti ise izale eder. İslâm dini haiz olduğu nâssa müstenid muazzam kudret ve nüfusuyle insaniyetin mekârim-i ahlâk ile ahlâklan-masını sinelerin ruus ve rezailden asûde ve mâsun kalmasını emir ve talim eder. Nefisleri ahlâk-ı hâmide ile terbiye edip kötülüklerden muhafaza eder.

Allah (c.c.) buyurmuştur:

“Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat Suresi, Âyet 56)

ALLAH’A KARŞI EDEP

Muhammed Hikmet TUZKAYA (k.s.)

Allah’a hâlisane ve layıkı veçhile ibadet etmekdir.

Allaha karşı edeb amele ve kavle göre ikiye ayrılır.

Allah’a karşı olan edebin amele ait olan kısımları:

1. Allahın emirlerine ve nehiylerine ittibâ, ibadet ve taatda ihlas

2. Allah’a yaklaşmanın sebeb ve vesilelerini bilmek

3. Nefsi emmareye karşı cihad.

PEYGAMBERE KARŞI EDEP

Muhammed Hikmet TUZKAYA (k.s.)

Cenâb-ı Hak (C.C.) şöyle buyurmuştur:

“Rasûlüm de ki, Eğer Allah’ı (C.C.) seviyorsanız bana uyunuz ki Allah’da (C.C.) sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” (Âl-i İmran Sûresi, Âyet 31)

1) Rasulü Ekrem (s.a.v.)’in her kavli ve fiilini başkalarının kavline ve fiiline tercih etmek.

2) Peygamber Efendimizin davet ve emirlerine halisane bir şekilde icabet etmek.

İSLAM’IN KUTSAL SAYDIĞI ŞEYLERE KARŞI EDEP

Muhammed Hikmet TUZKAYA (k.s.)

Cenâb-ı Hakk şöyle buyuruyor:

Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür. (Nisâ Sûresi, Âyet 58)

NEFSİNE KARŞI EDEP

Muhammed Hikmet TUZKAYA (k.s.)

Allah-u Teâla buyuruyor ki:

(Bununla beraber) nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis aşırı şekilde kötülüğü emreder; Rabbim acıyıp korumuş başka. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir. (Yûsûf Suresi, Âyet 53)

Nefsi emmare yaratılanın en cahili, en büyük düşman olup yaşı kemâle ermemiş yollarda oynayan tıfıl bir çocuk gibidir. Arzu ve gayreti kendi nefsini helâk etmek içindir. Nefsin en büyük emeli nimetler veren Hz. Allah’a (C.C.) isyan ve kendisine düşman olan şeytana da itaattir.

ANA BABAYA KARŞI EDEP

Muhammed Hikmet TUZKAYA (k.s.)

Allah (C.C.) buyuruyor:

“Biz insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. (İşte bunun için) önce bana, sonra da ana-babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş ancak banadır.” (Lokman Sûresi, Âyet 14)

Ana babaya karşı edeb, in’am ve ihsan etmekte toplanır.
Şu kısımlara ayrılır:

İçeriği paylaş


İLAHİ & ZİKİR

Anket

SİTEMİZİN İÇERİĞİ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCENİZ NEDİR?:

ARŞİV LİSTESİ

Hz. Pİr Mevlana

Restoran, kafe, çay bahçesi, otel,
halıcı, kasap, döviz bürosu çoğunlukta
olmak üzere farklı iş yerlerinin özellikle
''Mevlana'' kelimesini kullanmaları bizi
rahatsız etmektedir, rahatsızlığımızın sebebi
ise isim olarak bilinen aslen sıfat olan
kelimenin taşıdığı anlam ve önemi idrak
edilmeden ticari faaliyetlerde kullanılması
ve bunun devamı olarak kelimenin taşıdığı asıl
manevi değerini kaybetmeye başlamasıdır.
--->> Devamı